Cumartesi günü baktık ki Can'ın programı değişmiş pazartesi Tel Aviv'e gidip bir gün orada kalıyor.
Hadi sen de geliyor musun dedi, ama sanırım evet diye cevaplayacağımı düşünmedi :)
Yenilenen pasaportum o sabah elime geçmiş, yapmam gereken bir iş yok, kafamı dağıtacak bir şey arıyorum, indirimli biletim var, otel parası vermeyeceğim, e daha ne olsun.
He canım ya, valla hiç üşenmeden bir günlüğüne Tel Aviv kaçamağı yaptım. Pazartesi akşamı gidip bu sabahın köründe de döndüm.
Sanırım bütün gün boyunca Can'ı on kilometre falan yürüttüm. Gitmeden önce gözüme kestirdiğim kocaman parkı (İki buçuk üç km uzunluğunda, gerçekten kocaman yani:), sahil şeridini ve eski liman Yafa'yı gezdik, bol fotoğraf çekip kuş sesleri ve dalga sesleriyle terapi yaptık, ayağımızı denize soktuk, dilek diledik ve lezzetli yemekler yedik.
Hiç aklımda yokken farklı bir yer görmüş oldum.
Tel Aviv'e iki - iki buçuk saatlik bir uçak yolculuğuyla varılıyor. Yalnız erken gitmekte fayda var uçağa binmeden güvenlik şirketleri uzun uzun çantaları didikliyorlar, ayakkabılar falan çıkıp sıkı aranıyorsunuz.
Kudüs'e de gidebilirdik o bir günde, zira bir saat mesafedeymiş ama ben sadece sakin, tembel bir gün geçirmek istedim, Yafa'yı da görmediğimden başka bir yere gitmeyi düşünmedim.
Pazartesi akşamı otele gidip uyumak dışında bir şey yapmadık. Dün sabah erkenden kalkıp yollara düştük.
Bu yazıda otele kırk dakika yürüyüş mesafesinde gittiğimiz Yehoshua Park'ta Yarkon Nehri'nin kıyısından denize doğru uzun yürüyüşün fotoğrafları var.
Çılgın kuş seslerinin sahiplerini çopunlukla yakalayamasam da eldekilerle yetineceğiz artık.
Burada koşanlar, kanoya, bisiklete, scootera, kaykaya binenler, kişisel antrenörüyle spor yapanlar en çok da bebek arabalarıyla yürüyüşe çıkan anneler (Koşanı da vardı) ve köpek gezdirenler vardı. Ben pek insanları çekmediğimde ne yazık ki o kısımları hayal gücünüze bırakıyorum :)
Yafa portakalı görür müyüm dedim ama sadece bu mandalinamsı meyveli ağaçla karşılaştım, oysa portakal çiçeği kokusu ne iyi gelirdi.
Fethiye'de de vardı bu çiçeklerden.
Kıyafete uygun siyah ayakkabılarımı almayıp bunları giymem iyi olmuş. O kadar kilometre yürüyüşten topallayarak çıkardım aksi halde :)
Bakmayın dalda güvercin olduğuna şu kocaman yuvalar ihtimal papağan yuvası, çılgın sesleri geliyordu ama yakala ki çekesin.
Başarız denemelerin sonunda bu flu görüntüyü elde edip yetindim artık.
Doğru düzgün kuş çekemedim diye üzülürken yerde dolaşan bu kuş beni mutlu etti :)
Ağaçkakan gibi gözüküyor ama bakacağım ne imiş.
Topluca spor yapan ekibi çekmeden duramadım :)
Bu güzel ötüşlü kuş karatavuk mu emin değilim. Bilen söylesin.
Ah ufukta deniz gözüktü. Çılgın rüzgâr dalgaları şahlandırmış, siz biraz parkın keyfini çıkartın, sonra kumsaldayız.