Yemeği pişirdim, bir de ütü yapmayı başarabilsem ne güzel olacak.
Sabah erken kalktım. Erkeklerim uyuyorlar. Dün akşam şubat tatili plânı yapalım dedik ama Bilgiç'in işleri o kadar karışık ki gün gün dizemedik.
🐞 Yarın akşam kar kış izin verirse konsere gideceğiz. Bakalım.✔
🐞 Bir gün Metos arkadaşlarıyla dnd oynayacak. Bu sene frp (Fantasy Role Playing) oyununa sardılar. Okulda da oynuyorlar. Sanırım oğlum fantastik kitap yazarı olacak. Bayılıyorum yazdıklarına :)
🐞 Bir gece sabahlayacaklar bilgisayar oyununun dibine vurup. Gençlik işte, zaten hepsi evinden aynı oyunu birlikte oynuyorlar, yanyana gelince aynı mod devam :D✔
🐞 Bilgiç'in arkadaşı gelecek bir gün. En sevdiği arkadaşı yakın yere taşınmış. Çok mutlu oğluşum.✔
🐞 Bilgiç dayısının yanına staja gidecek iki gün. Şubat tatili için okulu istemiş staj yapmalarını, bizimki heyecanla bekliyor. Dayısının bilgisayar oyunu yaptığını söylemiş miydim :) Bilgisayar oyunu deyip geçmemek gerek, tarih kitapları okuyup senaryo yazmak her babayiğidin harcı değil. Fotoğrafladıkları tarihi mekânları modellemek de. Hayranım ben kardeşime :) Yeğenleri de tabi :)✔
🐞 Evde film keyfi yapacağız. Yalnız her defasında bir türlü film seçemediğimizden herkes film isimleri yazacak, kura çekip çıkanı izleyeceğiz.✔
🐞 Mutfakta kısmında kumpir yapacakmışız.✔
🐞 Piyano diye başımın etini yemekteler, bir kurs bakacağız. Piyanoyu evde nereye sıkıştıracaksak artık. Hep o animelerin işi bu.✔
🐞. Bir kültürel faaliyet ayarlayacak oğluşlar. Bakalım ne bulacaklar.✔
🐞 Sinemaya gideceğiz.
🐞 Milyoner oynayacakmışız, başka kutu oyunları da olabilir :)✔
🐞 Bilgiç'in gelecek ay robot yarışması var, onun çalışmalarına gidecek. Metos'un da japonca kursu var.✔
İşte bizim karışık listemiz.
Kar yağmaya başladı. Sanırım okula gidip Bilgiç'in ödevini bugün almaktan vaz geçtim. Zaten son gün koştur koştur bitirmeye çalışacak ben boşuna bugünkü işlerimi aksatmayayım.
Günaydın hepinize.
Kar bizi izlemiş, lapa lapa yağıyor :)
26 Ocak 2017 Perşembe
25 Ocak 2017 Çarşamba
Sarıkamış Kültür Evi
Küçük sımsıcak bir yer.
Erzurum Evleri'ni anımsattı dekorasyonundaki harika eskiden kalma objelerle.
İçeri ayakkabılarını çıkartıp veya galoşla giriyorsun.
Biz dışarıda içtik çaylarımızı.
Haydi size biraz zamanda yolculuk yaptıralım :)
Tren Penceresinden
Anadolu'nun ortasından enstantanelere Anadolu'nun müziği yakışır dedim. Her bir kare her bir şarkı başka güzel, tıklayın bakalım.
24 Ocak 2017 Salı
Cer Atölyeleri
Cer Atölyesi'nin ne olduğunu merak edenler şu yazıyı okusunlar anacım.
Beni kendimden geçiren ışık ve pencereler ve duvarlar oldu.
Bulutlanan hava tam biz oraya vardığımızda açtı.
Beni bıraksalardı güneş batana kadar dizime kadar kar içinde bir o kapıya bir bu kapıya giderdim ihtimal :)
Bu son üç tanesi Can'ın gopro makinayla çektikleri. Geniş açı yapı hakkında daha fikir verir diye yayımlıyorum. O pembelik benim, belli olmuyor ama dizime kadar kar içindeyim :)
Katerina Köşkü
Sırasıyla anlatmaya başlayayım bakalım :)
Sarıkamış'ta gezilecek yer denildiğinde ilk söylenen yer bu köşk. Aslen Çar 2. Nikola tarafından hasta oğlu için yaptırılmış. Yanyana iki bina var biri av köşkü diğeri oğlu için yaptırdığı.
Köşkün özelliği hiç çivi kullanılmadan yapılmış olması. Gerçekten çok güzel bir bina.
Ne yazık ki başıboş bırakılmış, nedense ismini tarihi binalara yazmakla başı göğe erdiğini hisseden halkım tarafından itinayla duvarlar boş yer kalmamacasına doldurulmuş. Yer yer yıkılmış, yine de ayakta durmaya çalışıyor.
Dışarıdan heybetini koruyor ama iç kısım içler acısı.
Binayla ilgili ilginç bir bilgi de ayakta durması için yapılan kolonların içinde sağlanan ısıyla ısıtılması. Çocukların arkasındaki köşe olabilir mi onlardan birisi acaba?
Bu ısıtma sistemine "peç" deniyormuş.
İçiçe geçmiş ahşap harika gözüküyor.
Çatı kolonları da. Bu evi bana verseler ya, bakardım ben ona, yıkılmazdı :)
Güneş sayesinde iç kısımda güzel fotoğraflar çektim ama bakarken üzülmemek elde değil.
Yıkılan kısımlar.
Bu eşikte tahtaların nasıl içiçe geçtiği rahatça görülüyor. (Duvarları ne hale getirdiğimiz de)
Arkadaki av köşkü.
Burayı ne yapmaya çalışmışlar anlayamadım. Ne sevimli bir şömineymiş oysa .
Pencereler ve ışıklarla bir çok fotoğraf çektim, onları başka zamana bırakıyorum.
Köşkün penceresinden görülen şu yer de neresi, ben oraya gitmek istiyoruuum :)
O da bir sonraki yazıma artık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































































