23 Aralık 2015 Çarşamba

Liste :)

Aralık ayı yılın en çabuk geçen ayı bana göre.

Hediyeler, paketler, kartlar,süsler... Bir de parti hazırlıkları.

Bu sene dişçim de sağ olsun bir aydır rahat bırakmıyor beni.

Yani hastayım ama henüz yatamadım bile.. Göğsümün üzerini at tepmiş gibi hissediyorum geçen günkü hapşırık fırtınasından sonra. Dün güya hemen eve dönecektim o da mümkün olmadı..Neyse işte vitamin ve burun damlası desteğiyle idare ediyorum..

Partime üç gün kaldı. Bir liste hazırlamalıyım hemen..

# Kartları postaya ver. ( Yalnız kartları alanların tersi dönecek nasıl kendimde değilsem dün akşam neredeyse hepsinin adresini tersten yazmışım :)
# Hediye paketlerini hazırla, postaya ver. ( Bu haftaya da kalabilir işim çok şimdi)
#Çekiliş hediyelerini paketle, numarala.
#Evde paket yapacak hiçbir şey kalmamış paket kâğıdı al.
# Yemek listesi ve akabinde alış veriş listesi çıkart.
# Süslerin kutularını kaldır biraz da. Temizliğe gelince Y bayılmasın :)
#Hediye fuarına git. (Bu en eğlencelisi, neyse ki dişçimin yolu üzerinde bir taşla iki kuş yani:)
# Partide yapılacak oyunların listesini hazırla.
# İyileş hemen :)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bu haftayı atlatayım haftaya yılın ilk günü yatılı misafirim de var. Eltimle görümcem Ankara ve Antalya'dan gelecekler. Kızkıza takılıp eğleneceğiz :)

Hepinize günaydın :)


22 Aralık 2015 Salı

Duam

Allahım yüreğimizdeki sevgi ve hoşgörü hiç eksilmesin. Gözlerimizdeki bencillik perdesi kalksın. Hayatı korkuyla değil sevgi ve huzurla kucaklayalım. Çevremizdekilere mutluluk verelim. Yaşamayı ertelemeyelim. Doğrudan ayrılmayalım. Hatalarımızı görüp düzeltelim. Her gün kendimize yeni birşeyler katalım. İçimizdeki yaşama sevinci ve enerjisi hiç eksilmesin. Her güne yeni bir umutla başlayalım ve her gece yatağa başımızı huzurla koyalım.

Yalandan, dolandan, kötülükten,  bencillikten uzak tut bizi.. Ve öyle insanlardan koru..

Amin.


Biz En Uzun Gecede Ne Yaparız?

Ağaç süsleriiz :)

Ailenin evde kalan iki üyesi olsak da Bilgiç'le geleneğimizi devam ettirdik.

Yalnız kurabiye,  kek falan pişiremedim. Dakikada on defa hapşırınca pek hijyen sağlayamayacağımı hissettiğimden bu sefer ufak bir pastane ziyareti yaptım.


İstanbul'a taşındığımızda bu pastaneden baston şeker bile bulamamıştım şimdi kurabiyeler, şekerler, tam yılbaşı havasına bürünüyor artık.


Evde kurabiye kokusu olmayınca gecenin özelliği kaybolacak diye elmalarla tarçınları attım ocağa. Gerçi hiç koku alamadığımdan pek beyhude bir çaba oldu ama lezzetli bir içeçekti en azından :)


Ağaç süslemek için çikolatalar ve şekerler :)



Taa geçen sene yılbaşı ertesi almıştım bu minik ağacı. Neyse unutmadık bu sene  :) (Bir keresinde öyle sezon sonrası indirimden aldığımız süsleri birkaç yıl unutmuştuk da :)


Bilgiç hemen yaptı keyifle :)


Ağacımız da yerine koyuldu :) Bir tek ışıklarımız kaldı. O da Can'ın işi,  gelince takar:)


Bu senenin yeni süsü Bilgiç'in elindeki bu minik kardan adamlar :) Strafor toplardan yaptık, çok keyifli oldu :) İki topu kürdanla birleştirip üzerine yüz ve düğmeler çizdik. Boynuna atkı, yine bir kürdandan burun ve kollar :)

Bu arada bakın ne keşfettim. Her sene en uzun gecede yaptığımız bu etkinlik aslında eski Türklerde bir bayrammış :)

Nardugan bayramınız kutlu olsun :)

Karanlık geri gidip günlerimin yeniden aydınlık dolsun :)


21 Aralık 2015 Pazartesi

Çok Yaşa Evladım ;)

Allah sizi inandırsın hapşırmaktan dayak yemiş gibi oldum.

Neyse ki dişçiye gitmeden yapmış olduğum tuzlu su banyoları ve burun damlalarıyla orada sakince durdum. Hahaha, adamcağız bana eğilmiş dişleri takıp çıkartıp dururken bir hapşırsaydım dişleri nerelerden toplardık artık bilmiyorum.

Ama eve dönmemle yeniden seri üretime geçtik. Pek yakında komşulardan çok yaşa nidaları gelmeye başlar diye bekliyorum. İç organlarım kesin yer değiştirdi..

Gidip burnuma tuzlu su enjekte etmeye devam edeyim ben..

Hep beraber...

Nostaljik Pazartesi

Küçük çocuklular okuyup da morallarini bozulmasınlar bak :)

Üç sene önceki bizim evin halleri işte tam şurada :)

Şu anda tek çocukla çok sessiz günler geçiriyoruz. Haziran sonunda yeniden aynı moda gireriz :)

Hepinize günaydın. Cıvıl cıvıl bir haftaya açılsın sabahınız :)


20 Aralık 2015 Pazar

Bu Manzara Her Gün Yeniden Büyüler İnsanı :)








Var Ya Bu Kızlar İnsanı Yalancı Çıkartır :)

Vitamin haplarımı içmiş koltuktan nasıl kalkacağımı düşünürken Sessiz Prenses'ten bir mesaj geldi. "Hamiyet'le balık ekmek yemeğe gidiyoruz, sen de gel"

Allahım ben mutfağa nasıl gideceğimi düşünüyorum. Ama onları da çok özledim. Ee misafirim de gelecek. Ama onlarla da görüşmeyeli bir yıl oldu. Başım da dönüyor...

Dur bakalım dedim. Vitaminler birazdan işe yarar.

Mutfağı topladım. Ütü yaptım.  Evi çabucak süpürdüm. Veeee yola çıktım.

Hasta hasta misafir ağırlayan arkadaşlarıyla da buluşur dedim. Sağ olsun Can beni iskeleye bıraktı.

Makinamla harika martı ve deniz fotoğrafları çektim. Ve bizimkilerle bıcır bıcır bir saat geçirdim. Çok iyi geldi.

Şimdi eve girdim. Doğru mutfağa...

Pek yakında fotoğrafları da yükleyeceğim. Şimdilik hoşçakalın :)


Fotoğraf Albümüme Daldım :)


Kadehlerimin içinde sevdiğim şeyler var. Taşlar, kozalaklar,misketler,çeşit çeşit bozuk paralar,kurdeleler :)


Ne tuhaf kırmızı yapraklı ağaçların bu kadar geç farkına varmam..


Odamdaki ışık oyunları hep ilgimi çeker.


Gün batımının hiçbir haline kaçırmam. Yansımalarda başka güzel..


Bir annenin en mutlu olduğu yer...


Işık be gölge.. Arada böyle fotoğraflar çektiğimde nasıl mutlu oluyorum.


Kar küreleri çocukluğumun büyüsünü sürdürüyor sanki..


Leylak kokusu var ya..


Ben bu sene bir hayalimi gerçekleştirdim. Mucizevi bir yolculuk oldu. Düşündükçe yüzüm gülüyor :)


Merhaba küçük güzel şey :)


İyi yaşa, çok sev, sık sık gül :)


Bu senenin sürprizi :) Kardeşimin kapısında bu yazıya rastladığım an asla unutulamaz :)


Kuru yaprak yığınının insanı çocuklaştıran etkisi yadsınamaz değil mi :)


Kahvaltı konusunda şaire katılmamak elde mi..

Kahvaltımı yaptım. Vitaminleri aldım. Hâlâ üzerimden tır geçmiş gibiyim ama kalkmalıyım artık :)

Pazar Sabahına Göre Pek Depresif Bir Yazı Oldu, Okumayın Bence :) Ciddiyim Bak :)

Ters tarafımdan kalktım. Aslında pek kalkabildiğim de söylenemez ya. Oğluşun nezlesi bulaşmış sanırım nane molla bir halde yataktan attım kendimi. Bugün onu okula yollamadığımdan hazır üçümüz evdeyken kahvaltı yapalım birlikte dedim.  Taze ekmekleri aldım. Yumurtalar haşlanıyor.

Yapılacak işlerin üzerime üzerime geldiği   avazım çıktığı kadar bağırmak istediğim bir sabah. İhtimal bu negatif halim biraz yorgunluk biraz hastalık bol miktarda da kadınlık halleri. Ama tabi bunu bilmek pek rahatlatmıyor.

Dur bakalım karnım doyunca belki biraz daha iyi hissederim...

Towandaaaaaa!!





19 Aralık 2015 Cumartesi

Yine Bir Gün Yolda Yürürken




Her zaman geçtiğim bir yolda her zaman görmediklerimi fark ettim.

Güneş pırıl pırıl parlarken nasıl da bambaşka havaya bürünüyor her şey :)