14 Kasım 2015 Cumartesi

Bu Cennet Bu Cehennem


Biraz önce Zeynep Oral'ın gezi notlarından derlenen kitabın şu sayfalarını okuduktan sonra içim acırken gazeteye baktım.

Televizyon da izlemeyince dün geceki dehşetten haberim olmamış.

Biri bana din uğruna kan dökmenin anlamını açıklasın. Ben gerçekten anlayamıyorum. Birileri vatanına, hayatına, özgürlüğüne saldırmadığı sürece yapılan savaşlara, cinayetlere inanamıyorum.

İntihar bombacılarını da anlamıyorum mesela. Nasıl, nasıl bir insan hem kendisini hem de masumları öldürüp de cennete gideceğini zanneder.

Ruhlar kirlenmiş, insanlar körleşmiş, duygular kurumuş...

Hızlı Bir Hafta Sonrası Tembellik Modu

Aslında akşama olacak o mod. Gündüz Kadıköy Çarşı'na bir uğramam gerek evde peynir, et falan kalmamış.

O kadar koşturmalı haftada iki kitap da bitirdim yalnız. Nasıl mı? Evdeki dağınıklığın üzerinden atlayıp akşamları tv açmayarak :)

Balkondaki minik çiçekler hâlâ solmadan duruyorlar.  Amma uzun ömürlülermiş.


Çok güzeller :)


Bu menekşe yerini çok sevdi de kışın nereye koyacağım evde bilmiyorum.  Balkonun bu köşesinde güneş falan da gördüğü yok,  itinayla açıyor :) (Susuzluktan yapraklar salmış, anne bak ne zamandır bana gelmiyorsun, belli :)


Saime Yengem benim için turşu kurmuştu. Sanırım olmuştur artık :) Bir güzel kavrulup yenir bu şimdi :)


Eh, dağınıklığın üzerinden atlayınca evdeki arkadaşlar işgale başlamış :) Evi süpürürken işi bırakıp örümcek ağı fotoğrafı çeken benden başka biri varsa beri gelsin anacım :)


İşte böyle. Ha, sessizce bir rejime başlamıştım ama arkadaşlarla buluşurken azıcık sallantıya gitti. Hem bu sabah yediğim simitin bütün suçu ben içeri girdiğimde onu fırından çıkartanda, olmaz ki bu kadar da yapılmaz ki :)

Hepinize günaydın.

Evde durmayın bugün, sokağa çıkın, açıkhavada dolaşın :)

13 Kasım 2015 Cuma

Pastırma Yazını Seviyorum Anacım :)






Sonradan Eklenen Not: Ha ha ha, tabi ben evde çarşaf yıkayıp temizlik yapmakla meşgulüm.  Şu anda pastırma yazıyla alakam bu hat üzerinde gidiyor fotoğraflara bakıp da ay yine mi dışarlarda bu kadın moduna girmeyelim lütfen, rica ederim :)

Bakınız :


12 Kasım 2015 Perşembe

Bir Deniz Havası Aldık Geldik

İzmir ekibiyle ne zamandır görüşmemiştik. Haydi dedim İstanbul Modern'e gidelim. Önce Karaköy'de kahvaltı yapar sonra da oraya geçeriz.

Şansımıza da tam bir bahar günü vardı. Hava harika, deniz harika, İstanbul harika :)


Kadıköy'den vapura bindiğimde bu sefer fotoğraf çekmeyeceğim diyordum ama yine dayanamadım :)


Karınlarını doyurmuş o arada bir de ayakkabı alışverişi yapmış kızlarımız yolda.

Karnımız nasıl acıktıysa masadakileri silip süpürmeden fotoğraf çekmek aklımıza gelmedi :)


Sanatın en anlamadığım dalı resim, onun da en anlamadığım kısmı modern kısmı ama yine de beni hayattan alıp farklı moda sokan bu sergileri seviyorum..

Mesela buna bayıldım. Şeffaf cam küreler o kadar güzeldi ki. Üstelik nereden bakarsan arka plan rengi değiştiğinden o da değişiyor.

Bir yeşil..


Bir siyah.. Sen o yönden yeşil ben bu yönden siyah.. Yerleri değişmek lâzım arada birbirimizi anlamamız için :)

Sonra enstalasyon nedir biliyor muydunuz siz? Ben bilmiyordum. Hemen baktık öğrendik :) ( İstersen sen de bak:)


Alt katta bu uzuuun masa çok hoş duruyordu. Üstelik benim gibi bir istatistikçi için harika :)


Grafikler :) Sanat harika bir şey. Ve yaratıcı ruhlara hayran olmamak elde değil :) Bir milli borç eğrisine hiç bu gözle bakmamıştım :)


Artık bir kahveyi hakettik :) Tarihi Yarımada, martılar, deniz... İyot kokusunu içimize çekerek muhabbetle bitirelim günü :)

İstanbul 'da oturuyorsanız eğer Modern'e gidin muhakkak. Perşembeleri bedava anacım, hem de sekize kadar açık. Daha ne olsun :)

Orda Metehan Var Quebec'te

Hem de fotoğraflar bile çekmiş. Gidip bir şehrin sokaklarında dolaşın anacım.

Şuradan :)

Kuzey/Burhan Sönmez




Sevgili Maviye İz Süren'in bloğunda görüp merak etmiştim. Binbir Gece Masalları tadında bir hikâye.  Baştan sona düşündürücü cümlelerle dolu hayat üzerine, rüya üzerine, aynalardaki yansımalar, iyiler kötüler üzerine...



Çok sevdim :)


11 Kasım 2015 Çarşamba

8 Kasım 2015 Pazar

Gözü Dönmüş Kitap Kurtları Bir Eksikle de Olsa Geleneği Devam Ettiriyor :)

Cennette gibi bir sabahtı :)

Pazar sabahı dokuzu çeyrek geçe yola çıkıp tam açılış saatinde oraya vardık :) (Dönüşte iki saatte dönsek de)

Listemdeki bütün kitapları bulamadım bazı yayın evlerinin stand numaraları yanlıştı, kimisinde de kitaplar yoktu. Bir yerden sonra zaten elimdekileri taşıyamayacak hale geldiğimden pes ettim :)


Çantalarımızı Can'a verip sergilere bakmaya gittik Bilgiç'le.

Hızlıca geçtik ne yazık ki.


Aziz Nesin kısmında saatler geçirebilirdim okuyarak ama kısa bir turla yetindim.





Bu pano koskocamandı. İçinde herkes vardı. Sadece buna bakmak bile bir kaç saat eder aslında.


Aklımı bakamadığım yerlerde bırakarak döndüm ama...


Neyse ki evde beni mutlu edecek bir manzaram var şu anda :)

Geçen seneye göre formdan düşmüşüz azıcık. Metos uzaktan listesini verdi ama kendisi olsa bu sayı ikiye katlanırdı:)

Bol kitaplı günler hepinize :)

6 Kasım 2015 Cuma

Küçük Yerde Akrabalık :)

Babamın amcasının kızının teyzesinin gelini, annemin yeğeni oluyor :D