2 Ocak 2015 Cuma

An İtibariyle Bizim Salon:-)

Babalarıyla yeni bilgisayarı yapmak için ne zamandır üçünün de boş olduğu zamanı bekliyorlardı:-)


Salondaki bütün eşyalar sağa sola atıldı, bilgisayar parçaları ortaya yığıldı, ev savaş alanına döndü tabii ki:-)

Sürekli soru soran iki tiple cevap yetiştirmeye çalışan bir babanın seslerini kaçmış olduğum yatak odasından dinlerken, olsun diyorum, evler dağıtılır ve toplanır. İnsanlar dağılmasın yeter..

Babalarla oğulları birlikte bir şeyler yapsın, eller, kafalar, çeneler çalışsın, hiçbir öğütle anlatılamayacak şeyler paylaşılsın, ortak bir eser çıksın meydana, anılar çoğalsın:-)

1 Ocak 2015 Perşembe

Yılbaşı :)


Metos'la Bilgiç yemek için son hazırlıklar yapılırken odamızı süslediler :)

Çorapları annem biz gitmeden asmıştı. Onlar benim üniversite boyunca giydiğim dizime kadar çıkan folklorik çoraplarım. İçine şeker doldurduk :)


Bu sefer hediye çekiliş numaralarını Can'ın gittiği yerlerden getirdiği yabancı bozuk paraların üzerine yazdım, uğur parası olarak cüzdanlarımıza attık sonradan.

Tombala için aradığımız bozuk paraları ise Metos'un çantasında bulduk. Oğlum iki kilo bozuk para taşıyormuş omzunda her gün :) Artık annesi taşıyacak zira pek bir kazanan gecemdeydim :) Gerçi ben tombala numaralarını bir bir kapatmayıp üzerine koyduğum paraları her numara çıkışında sağa sürerek oynadığım için bizimkiler biraz kuşkulanmadılar değil ama hiç hile yapmışlığımın olmaması nedeniyle fazla kurcalamadılar. (Tabii ki hile yapmadım, güvenilirlik kredibilitemi her şeyden üstün tutarım ben:)

Geçen seneki kalabalık halimizi aradık, yanımızda olmayanların kulaklarını çınlattık. Hüzünlerimizi sevgiyle andık..

İşte bizim gecemiz böyle geçti :)

Yeni yılda bütün güzellikler bizimle olsun, sağlıklı, huzurlu, mutlu günler yaşayalım.

Bittiiii:-)

Yok yok, bu yıl daha yeni geldi, panik olma :-)

Ben yapbozumu bitirdim, onu diyorum.

Hadi şimdi de evin kendisi gelsin...

Neee, yapbozu bitirene evi vermiyorlar mıydı? Ama, ama....


31 Aralık 2014 Çarşamba

MMXIV

Çok üzüldüğümüz anlar oldu, geçti.. Çok sevindiğimiz anlar oldu, geçti.. Günler geçti, umutlar, umutsuzluklar geçti.. Düştük , geçti, kalkıp havalandık, geçti..

Şarkılar hep oradaydı. Onların zamanı hiç geçmedi..

Sevginin, paylaşmanın, gülümsemenin güzelliği de hiç geçmedi..

Dostluğun sıcaklığı, sarılmanın sihri, doğanın mucizeleri de...

Yine düşeceğiz, dibe vuracağız, ağlayacağız büyük ihtimal. Yeniden kalkacağımızı, yeniden ayaklarımızın yerden kesileceğini, yeniden güleceğimizi unutmayalım yeter..

Ve en zor zamanlarda, bir sarılış, bir tatlı söz, çiçek kokusu, gün ışığı olsun yanımızda..

Ve şarkılar....


Tıkla bakalım seçtiğin fotoğrafa, benden yeni yıl hediyesi olsun sana:-)

















30 Aralık 2014 Salı

Yıl Sonu Yazısı

Yıl sonu düşüncelerim geçen yıl ile aynı , tam şurada:-)

Dileklerim iki yıl önceki gibi, tam şurada:-)

Hımm, üç yıl önce yazdığım da çok güzelmiş bak, tam şurada:-)

Dört yıl önceki, tam şurada:-)

Dilek ağacımızı da yerleştirelim şuraya:-)


Yılın son şarkılı falını hazırlayacağım, yarın uğramayı unutmayın sakın:-)

Kar Başladı :-)


Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş...

29 Aralık 2014 Pazartesi

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

Mış :)


Yılın filmlerine bakıp da ne kadar çoğunu seyretmediğimi görürken bu filme rastladım.

Bazen filmleri sevmemde oyuncuların rolünü merak ediyorum. Bazı oyuncuları hiç sevemedim  (Matt Damon meselâ ilk aklıma gelen) , onların oynadıkları filmlerin şansı azalıyor.

Ama bunda Tilda Swinton, Tom Hiddleston, Mia Wasikowska isimlerini görünce bir bakayım dedim. Karanlık, vampirli, ağır ilerleyen olmasına rağmen neden bu kadar hoşuma gitti bilmem.. Müzik de büyük etkendi sanırım.. Sonsuz bir hayatım olsa ben de onlar gibi olur muydum diye düşündüm biraz. Edebiyat, müzik, sanat, bilim.... Ne harika bir şey.. Gerçi ben günışığı olmadan yapamam ya :)

Bir de bakmışım iki saatlik filmi baştan sona izlemişim keyifle..

O da ne Jim Jarmush'un filmiymiş , Dünyada Bir Gece ve Ölü Adam'dan  hayran olduğum yönetmen, yine yapmış yapacağını, bana vampir filmi bile seyrettirdi...

Hımmm, bak yine karar veremedim oyuncu mu, yönetmen mi, görüntüler mi, müzik mi, nedir izlettiren filmi?





28 Aralık 2014 Pazar

Hep Çocuklara Olacak Değil ya Bu da Büyüklere Parti Fikirleri:-)

İki sene önce ilk partimizi hazırlarken aklımdaki şey arkadaşlarımla günlük hayatın içinden sıyrılıp eğlenmekti. Yemek, içmek , sohbet çok güzel ama bunu hep yapıyorduk zaten. Ve ben çocuklar içerdeki odada elektronik aletlere gömülmüşken diğer tarafta iş hayatından, abuk insanlardan falan konuşmamızı değil, hep beraber farklı bir moda girmemizi istiyordum.

Önce partide yapabileceğimiz şeyleri sıraladım:

Bu bir yılbaşı partisi olduğuna göre muhakkak bir hediye çekilişi olmalıydı. Hediyelerin büyük olmasına gerek yok, eğlencesi paketi açmasında. ( Meselâ dün gece Metos'a kilitli buzdolabı poşeti çıktı, geçtiğimiz senelerde bulaşık süngeri çıkan da olmuştu:-)

Sonra bizim üniversite son seneden beri tuttuğumuz bir defterimiz vardı, hepimiz ona yazı yazmalıydık. Sizin de böyle bir defteriniz olmayabilir - ki büyük ihtimal benim gibi hafif çatlak değilseniz yoktur- minik bir defter alıp parti defteri yaparak herkese yazı yazdırılabilir hatıra olarak.

Kutu oyun oynanabilir diye düşündüm.( Hoş bizde hiç ona zaman kalmadı ama yapabilsek çok eğlenirdik eminim:-)

Bir tane de normalde hiç yapmayacağımız, çocuk işi bir eğlence bulmaya karar verdim. Oyuncakçı dükkânlarında gezerken gördüğüm bir blok içine gizlenmiş şeylerin kazı yaparak çıkartıldığı oyuncak ilk sene aldığımdı. Onları kazıp çıkartırkenki halimizi görmeliydiniz:-) ( Bakınız:-) İkinci seneki üç boyutlu puzzle alıp anneler çocuklar arası kim önce tamamlayacak yarışması da daha az eğlenceli geçmedi:-) (Bakınız:-) Bu sene de porselen kupaları boyadık büyük bir ciddiyetle:-)


Bir dahaki sefere kupaları Z boyasın, sanat eseri oldu onunkisi :)


Yine yeni yıl temasından dolayı dileklerimizi yazıp asmak da bir faaliyet oldu.

Sıraladığım bu faaliyetleri yazıp ağacın dallarına astım. Hangisini yapacağımız da ayrı bir eğlence unsuru olsun istedim çünkü. Herkes bir tane çekebilsin diye araya "Zamanımız az başka bir kart çekin, kahve molası" gibi seçenekler de ekleyerek kişi sayısına eşleştirdim :)


Üç boyutlu yapbozlarla uğraşan çocuklar:) Bir de inatçılar, neredeyse başka bir şey yapamayacaktık :)

Yemek yenip sofra toplandıktan sonra hepimiz bir araya gelip şimdi sırada ne varmış, sen ne yazdın, bunu nasıl yapacağız derken bütün gece negatif duygulardan uzak keyifli bir gece geçirdik:-)

Kardan adamla çam ağacı olmazsa olmaz :)

Tabi böyle bir parti için öncelikler bir ay öncesinde düşünmeye başlamak şart:-) Uzun zamana yayıp keyifle hazırlamalı her detayı:-)

Any'nin Uzunkavaklaraltındayataruyumazoğlu çalışması, kocaman bir kucaklaşma ve hep uzunların arasında yok oluyorum diye yakınan Any :) Çam ağacının başında da bir poz olsun bari.

Bir de benimkisi gibi sizinle aynı keyfi alan arkadaşlarınız olmalı ki cıvızlamadan bütün hepsine gülerek iştirak etsinler:-)


Dilek ağacındakiler de zaman kapsülüne eklendi, anketler doldurulup koyuldu, çantadan ufak tefek şeyler bulunup içine atıldı, şimdi beş sene bir köşede saklanacak :)

Son olarak evet güzel bir sofra önemli olabilir ama daha da önemlisinin yorgunluktan yüzü düşmemiş gülümseyen bir ev sahibi olduğunu unutmayın.. Panik yapmayın. Her şey yetişir, hem yetişmezse de yetişmez canım, insanız sonuçta :)

Bunu Yazmam Lâzım

Akşama zaman kapsülü yapacağız:-) . ( Her sene yılbaşı partilerimizde bir kaç etkinlik buluyorum ya:-) ( Geçen yıl için tık, evelsi yıl için tık)

İnternette şöyle bir araştırayım neler koyuyorlarmış içine derken bir forumda birisinin yazdıklarına bayıldım:-)

Bir saat, bakalım ne kadar çalışacak

Bir şişe şarap, mmm

Bir Mc Donald's hamburgeri - aynı şekilde bozulmadan çıkacaktır

Bir litre petrol,o sıralarda bulanı zengin edebilir

Tv kumandası- kimsenin aklına oraya bakmak gelmez

Kredi kartı faturam - yukarıdaki petrolü boşuna bırakmadık

Bir davetiye, zamanda yolculuğu keşfettilerse gelip beni alsınlar

HA HA HA, çok akıllıca:-)

Not:  Bu akşamki partimiz yine çok eğlenceli geçti, yarın fotoğraflarla geleceğim:-)

27 Aralık 2014 Cumartesi

Murphy Bi Git Başımdan...

Günlerdir günlük güneşlik olan hava dün bende temizlik varken bir başladı yağmaya ki hiç durmadı daha..

Bu gün Bilgiç'i almaya benim gitmem gerekiyor. Akşama misafirim olduğu ve bardaktan boşanırcasına yağdığı gün Can'ın uçuşu değişti, sabah evde yok..

Ocağın üzerini temizledim dün akşam çorba, bu sabah süt taştı...

Neyse...

Ben Murphy'i döverim:-)

Zaten işlerimin esas kısımları bitti. Akşama kadar -yol beni çıldırtmazsa- keyifle hazırlanabilirim:-) ( Neyse ki götürme kısmını Aynur yapıyor da bütün günüm okul yollarında geçmiyor)

Hepinize günaydın.

Geçen sabah yürüyüşten dönerken apartmanın kapısında çektiğim tablo gibi manzarayla başbaşa bırakıp sizi işime dönüyorum ben :-)