30 Nisan 2014 Çarşamba

Yiyin Efendiler Yiyin



Zaten ben o çiçeği siz yiyin diye uğraşıp büyüttüydüm, tı tı..

Daisy, bak çiçeğini yiyorlar, sonra hani bana bundan köklendirecektin de diye kızma ha, suç üstü yakaladım maymunu:-)

Iıh Hâlâ Olmamış

Can evde yoktu, annemin misafiri geleceğinden işi çoktu, Bilgiç'i ben götüreyim okula dedim. Ne zamandır uzak kaldığım kot pantolonumu giydim, saçımı topladım.  Çantasını falan kendisi yüklendi. Biraz daha erken yola çıktık. Kağnı hızıyla sitenin kapısına ulaştığımızda ikinci derse yetişir miyim hesabı yapıyordu artık:-)

Elimi kaldırıp gelen geçen arabaları durdurarak karşıdan karşıya geçtik. Zaten o yol olmasa kendisi de gider okula ama hem yoğun hem de yokuş olduğundan inenler hızlı çıkanlar gaza basmış, maymuna dönebiliyor insan geçerken. Neyse, sokak merdivenlerinden çıktığımda artık dönüş gözümde büyümeye başlamıştı, buradan sonrasını sen git oğlum diyerek yolcu ettim, beş dakika ardından baktım.

Minik adımlarla arada durup ilerleye evime vardım. Buzumla koltuğuma döndüm. Ah ah , iki dakikada gidiyordum ben o okula...

Plan Yapmam Lâzım:-)

Nisan ayı da bitti. Uzun bir tatil yaptım bu ay ama hiç de enerji depolamış gibi hissetmiyorum kendimi, yattıkça yatası geliyor insanın.

Dün kendimi Rob Lowe filmine bakıp, ilk gençliğimin aşkı, biz de bu kadar gençtik bi zamanlar şeklinde ağlar bulduğumda duruma el atmam gerektiğini fark ettim.


Gerçi hakkını yemeyeyim adam hâlâ yakışıklı:-) Ama konumuz bu diil tabi:-)

Neyse, kendi kendimi iyice dibe çekmeye başladığım zamanlarda önce bir bağırıp rahatlarım sonra da planlar yapmaya başlarım. Kafamı meşgul edecek bir şeyler olması lâzım.

Mayıs ayı da iyi bu açıdan.

Meselâ yarın ne yapsak planına başlayacağım birazdan, bahar bayramı, mâaile evdeyiz, güzel bir şey bulmalı:-)

Sonra asıl uğraşmam gereken Bilgiç'in doğumgünü partisi var. Malum temmuz yerine her sene bu ay yapıyoruz. Gününü belirleyip, herkese haber salmalı. Yalnız süsleme fikrim gelmedi hâlâ:-)

Haydi sabah sabah biraz düşünüp uçuk fikirlerinizi söyleyin anacım. Bu sene partimiz oyunlar. Önce havalar güzel gidiyor sokak oyunları bulayım demiştim ama sonra işi evde oynanacak oyunlara dönüştürdüm:-)

İsim-şehir, kim kimle nerede, tren, uzay savaşı, nokta nokta, beş taş, kuyu taş gibi oyunlarla turnuvalar düzenleyeceğim. Fakat evi bu konsepte nasıl susleyeceğimi bulamadım. SOS kâğıtları asayım, yanlarında renkli kalemlerle, geçerken sos oynansın fikrim geldi, onun dışında da bir fikrim gelmedi. Hayret. Genelde konuyu belirledikten sonra her yerde bir şey çarpardı gözüme, dur bakalım...

Bekliyorum önerileri.

Hepinize günaydın, enerji dolu bir güne açılsın sabahınız..

29 Nisan 2014 Salı

Towandaaaaaaaa!!!

Var ya, şöyle iyi bir çığlık atasım var bugün kendime...

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!

Hayata, kendisine, şansına, insanlığa, dünyaya , aklına gelirse, çığlık atmak isteyenler buraya anacım.

İyi geldi yahu.

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!!

İçim Açılsın Biraz



Kuş Cıvıltılı Günaydın


Kuş Cıvıltısı paylaşan: metebilge1

Bahçedeki kuşları taşıdım bloğuma:-)

28 Nisan 2014 Pazartesi

Biraz Gece Biraz Hüzün

Eski kasetlerde dolaşırken babamın küçük bir fasıl geçtiğine rastladım. Bir yandan babamın sesini duymak hüzünlendirdi beni bir yandan da şarkılar. Hepsi bir birinden güzeldi, bir tanesini sizin için seçtim.



fethikaramahmudoğlu paylaşan: metebilge1

solsan da sararsan yine gül penbe dehensin
rabbin bana bir nimeti varsa o da sensin
sinem ebediyyen o güzel tenle bezensin
rabbin bana bir nimeti varsa o da sensin

Beste : Mısır'lı İbrahim Efendi
Güfte : Ahmet Refik Altınay
Makamı : Hicaz makamı
Usûlü : Türk aksağı usûlü

Kafayı Yeme Durumları:-)

Bu sabah yağmur var İstanbul'da
Barajlar dolu dolu oluyor, sevinmeli işte
Anne sözü dinler gibi masum
Yağıyor bu sabah...

A ha ha pek havamdayım sabah sabah... Anacım ben üç haftadır evden çıkamıyorsam kimse de çıkmasın :-) Oturun oturduğunuz yerde:-)

Hepinize günaydın :-)

27 Nisan 2014 Pazar

Akşam Çayı

Evde sıkılınca sandviç yapıp balkona çıktım çocuklarla, balkonda yemek sezonunu resmen açmıs bulunuyorum. Gerçi soğuktu ama iyi geldi yine de.

Şimdi de çay demledim, onu içeceğim. İsteyenler gelsin anacım.


Karanlıkta fotoğraf güzel çıkmadı ama çay çok güzel:-)

Dur bir de müzik ekleyeyim:-)


OneRepublic - "Counting Stars" paylaşan: thesevensees

26 Nisan 2014 Cumartesi

İş Hayatına Dönersem Eğer Yeni CV me Yazacağım Becerilerim :-)

Sırtı bana dönük olan sürekli devinim halindeki bebeğin ağzını görmeden yemeğini yedirebilirim. Hem de hiç dökmeden tabii ki.

Aynı anda ilk okul birinci sınıf öğrencisine yazı yazdırırken dördüncü sınıf öğrencisinin okuduğu ödevini dinleyip eşimin sorduğu soruyu cevaplayabilirim.

Bir çiftlikteki hayvanlarının ayak sayısından kaç tavşan kaç inek var şıp diye bulup tavşanları halıları kemirmesin diye balkona yaptığım kafese koyup inegin sütünden yoğurt mayalayabilirim.

Aynı anda beni çağıran üç kişiye de cevap yetiştirip, blog yazabilirim.

Sabah yatak odasından mutfağa geçerken yolda bulduklarımı yerine koyup, yumurta haşlarken öğlen yemeğini ayarlayıp kahvaltıyla birlikte çamaşır makinası çalıştırabilirim.

Aynı pantolonun dizine bir milyonuncu yamayı dikip bir taraftan da iğnenin fiziksel yapısıyla ilgili sayısız abuk teori dinleyebilirim.

Aynı şeyi her gün ama her gün sabirla tekrar edebilirim. Elini yıkadın mı? Sabun da kullaaan gibi..

Aynı anda çılgınca sinirli bir şekilde bağırırken telefonda nazikçe konuşmayı başarabilirim.

Kızgınlıktan gülümsemeye o kadar hızla geçerim ki artistler solda sıfır kalır.

Aynı zamanda dünyanın en komik suratlarını yaparken yeri geldiğinde saatler sürecek olan şarkıları uydurabilrim.

Kucağımdaki bebeği yukarı aşağı sallarken sağa sola devinimleyip bir de yaylanabilirim.

Bir elimde bebek, çanta, örtü, paltom varken diğer elimle kapalı bir durumdaki bebek arabasını kurup aynı anda yanımdaki ufaklığın yola fırlamasını engellerken bir de sorduğu abuk sorulara cevap verebilirim.

Salca, meyve suyu lekesi falan dinlemem bulduğumu çıkartırım, baktım çıkmıyor üzerini boyarım. Yeni aldığım paltoyu ilk gün yırtan çocuğuma bağırmamayı başarıp bir de öyle yama yaparım ki yeni gibi olur.

Hazır cevabımdır, hatta hazır cevaplığın hayati önem taşıdığı o anlarda sakinliğimi koruyup cevabımı yapıştırırım.

Öpücükle ateş ölçerim, hangi antibiyotiğe başlamam gerektigini şıp diye anlarım.

Çocuğuma kötü davranan diğer çocukları hırpalamaktan kendimi alı koyacak kadar sağ duyu ve sabra sahibim.

Hiç aralıksız, nefes almasız yarım saatlik konusmayı dinleyebilirim, hâlâ uzuyorsa bir saate kadar dinliyormuş gibi yapabilirim.

Yüz çocuğun arasından kendiminki ağlıyorsa duyabilirim. Yine yüz çocuğun bağrışı arasında sakince arkadaşımla sohbet edebilirim.

Kaybedilen her şeyi bulabilirim, bilgisayarda kaydetmeden kapattıkları için kaybolan yazıları bile.

Kaydırağa tırmanmaktan korkan çocuğumu - düşecek diye ödüm kopsa da- teşvik edebilir, aynı anda bulduğu her şeye çıkan deli tepeleği zaptedebilirim.

Arada üçünü de hazırlayıp, yüz bin eşyayı yanıma alıp evden çıkarken üzerimde kusmuklu tişört olduğunu fark edebilirim ama o kadarı kadı kızında da olur:-)