Sabah hâlâ hasta gibiydim. Metehan'ı okula bırakmak için giyindiğimde yürüyüş falan yapamam dönerim hemen diyordum ama dışarı çıkınca fikrimi değiştirdim, hafif bir tempoda yürüyüş yaptım. Bir duş alınca kendime geldim. Üzerine fırından alınmış çıtır ekmekle harika bir kahvaltı.
İnsan hayatta başka ne ister ?
Şimdi enerjim çekilmeden gidip sabah işlerini de halletmeli hemen :)
Herkese günaydın, beklediklerinizin gerçekleştiği harika bir haftaya açılsın sabahınız...
17 Ekim 2011 Pazartesi
16 Ekim 2011 Pazar
Broşür
İstanbul'a geldiğimden beri her yerden broşür topluyorum ama yaptığım başka bir faaliyet yok. İstanbul Film Festivali, Film Ekimi, Süreyya Operası , Şehir Tiyatroları ... Çok güzel bir broşür koleksyonum olacak bu gidişle...
Bakan soracak elbet :
Hangilerine gittin bunların?
Eeeeee...
Bakan soracak elbet :
Hangilerine gittin bunların?
Eeeeee...
Gezinti
Cumartesi günü Fotoğraf Atölyesi'nin (Bknz) Taksim Metrosu Sergi Salonu'ndaki sergisine gitmeye karar verdik. Eğer yolunuz oradan geçerse muhakkak bir uğrayın derim, fotoğraflar ve şiirlerle harika bir ortam yaratmışlar. Can'la fotoğrafları kıskanmaktan bir hal olduk :) Ahmet ve Birsen (tabi ekibin diğer tanımadığım üyeleri, sizlere de ) teşekkürler.
Oraya kadar gitmişken ve çocuklar da annemdeyken biraz nostalji yapalım dedik İstiklâl Caddesini kat ettik bir uçtan bir uca. Any ile caddenin açılış gününe gitmemizden (Buz gibi bir hava, bardaktan boşanırcasına yağmura rağmen gitmiştik. ) Can'la dolaşmalarımıza, müfettişlik günlerimden, sinema maceralarına zamanda yolculuk yaptım.
Ve tabii ki Beyoğlu Çikolatası alınmalıydı orada. Ama çocuklar olmadan boğazımızdan geçmeyeceğimizden hiç açılmadan eve getirildi :)
Tünel'den Karaköy'e oradan da Kadıköy'e geçtik. Epeydir Can'ı Çiya'ya götürme sözüm vardı. (Bknz)
Fırsat bu fırsat gidelim dedik.
Hımmm, ne gördüysek aklımız kaldı, ama bu kadarla yetindik :)
Tabi oraya gidip de kirece yatırılmış kabak tatlısını yemeden çıkamazdık.
Karnımızı ileri derecede doldurmuşken, günün sonunda da bir sinemaya gidelim tam olsun dedik ama siz siz olun Üç Silahşörler'e gitmeye çalışmayın. Bu kadar basitini görmemiştim hiç. Zaten Kadıköy Cinebonus (Nautilus)'a bir daha gitmeyi düşünmüyorum. Hatta şöyle bir protesto başlatsak diyorum: SİNEMA SALONLARINDA REKLÂMA SON!!! Yarım saat reklâm seyrettirilmez ki gelenlere... Birleşse herkes, gitmese böyle salonlara, onlar da biraz kendilerine çeki düzen verirler belki. YARIM SAAT diyorum, ayıp valla.
İşte böyle hızlı bir cumartesi geçirdik. Ama ne yazık ki pazar günü için planlarımı gerçekleştiremedim. Sabah kalktığımda iyice hasta gibi hissediyordum kendimi. Zaten bir haftadır ağrı kesici+vitamin desteğiyle ayakta duruyordum. Yoksa yağmur soğuk demez giderdim valla, beni tanıyanlar bilir.
Oysa dün tam da karşıma çıkmıştı kayıt yeri, pek sevinmiştim bu sene katılacağım artık Avrasya Maratonu'na diye. Numaraları saklarım artık hatıra olarak. Seneye inşallah :D
Oraya kadar gitmişken ve çocuklar da annemdeyken biraz nostalji yapalım dedik İstiklâl Caddesini kat ettik bir uçtan bir uca. Any ile caddenin açılış gününe gitmemizden (Buz gibi bir hava, bardaktan boşanırcasına yağmura rağmen gitmiştik. ) Can'la dolaşmalarımıza, müfettişlik günlerimden, sinema maceralarına zamanda yolculuk yaptım.
Ve tabii ki Beyoğlu Çikolatası alınmalıydı orada. Ama çocuklar olmadan boğazımızdan geçmeyeceğimizden hiç açılmadan eve getirildi :)
Tünel'den Karaköy'e oradan da Kadıköy'e geçtik. Epeydir Can'ı Çiya'ya götürme sözüm vardı. (Bknz)
Fırsat bu fırsat gidelim dedik.
Hımmm, ne gördüysek aklımız kaldı, ama bu kadarla yetindik :)
Tabi oraya gidip de kirece yatırılmış kabak tatlısını yemeden çıkamazdık.
Karnımızı ileri derecede doldurmuşken, günün sonunda da bir sinemaya gidelim tam olsun dedik ama siz siz olun Üç Silahşörler'e gitmeye çalışmayın. Bu kadar basitini görmemiştim hiç. Zaten Kadıköy Cinebonus (Nautilus)'a bir daha gitmeyi düşünmüyorum. Hatta şöyle bir protesto başlatsak diyorum: SİNEMA SALONLARINDA REKLÂMA SON!!! Yarım saat reklâm seyrettirilmez ki gelenlere... Birleşse herkes, gitmese böyle salonlara, onlar da biraz kendilerine çeki düzen verirler belki. YARIM SAAT diyorum, ayıp valla.
İşte böyle hızlı bir cumartesi geçirdik. Ama ne yazık ki pazar günü için planlarımı gerçekleştiremedim. Sabah kalktığımda iyice hasta gibi hissediyordum kendimi. Zaten bir haftadır ağrı kesici+vitamin desteğiyle ayakta duruyordum. Yoksa yağmur soğuk demez giderdim valla, beni tanıyanlar bilir.
Oysa dün tam da karşıma çıkmıştı kayıt yeri, pek sevinmiştim bu sene katılacağım artık Avrasya Maratonu'na diye. Numaraları saklarım artık hatıra olarak. Seneye inşallah :D
15 Ekim 2011 Cumartesi
14 Ekim 2011 Cuma
İstatistik
Severim istatistiği. Sayıları toplarsın, çıkartırsın, olmadı ortalarsın, sonra ortalamasından farkına bakarsın falan. En sonunda leylek göçleriyle nezle olman arasında istatistiki açıdan anlamlı bir bağlantı bile bulabilirsin. Evirirsin çevirirsin, herşey elindedir.
Yok, gerçekten severim. Okulda en sevdiğim dersti. Lisans ve yüksek lisans tezlerim hep istatistik araştırmalardır.
Bilirim de yani.
Anlamadığım, bu bloğun istatistiklerinde nasıl yazıyı 2 kişi kişi görüntülemişken, 5 kişi yorum yazabiliyor meselâ. (Yorum sayısı biraz ütopik oldu ama idare edin artık :)
Öyle aklıma geldi işte...
Yok, gerçekten severim. Okulda en sevdiğim dersti. Lisans ve yüksek lisans tezlerim hep istatistik araştırmalardır.
Bilirim de yani.
Anlamadığım, bu bloğun istatistiklerinde nasıl yazıyı 2 kişi kişi görüntülemişken, 5 kişi yorum yazabiliyor meselâ. (Yorum sayısı biraz ütopik oldu ama idare edin artık :)
Öyle aklıma geldi işte...
Ben Öyle
Küserim arada bloğuma, kimse anlamaz :)
Boş veeerrr demiş...
Kimsenin beni şımartmasına ihtiyacım yok zaten değil mi blogcum, yoksa çoktaaan kapatmam gerekirdi seni.
Bu benim Ferhan Abla özel tasarımı doğumgünü pastamdı .
Kırılan tabaklar, asansörde mahsur kalanlarla falan bayağı aksiyon bir doğumgünü geçirdim . Maşallah denmediği için oldu bütün bunlar biliyorum ben :)
Olsun.
İyi ki doğmuşum :)
Boş veeerrr demiş...
Kimsenin beni şımartmasına ihtiyacım yok zaten değil mi blogcum, yoksa çoktaaan kapatmam gerekirdi seni.
Bu benim Ferhan Abla özel tasarımı doğumgünü pastamdı .
Kırılan tabaklar, asansörde mahsur kalanlarla falan bayağı aksiyon bir doğumgünü geçirdim . Maşallah denmediği için oldu bütün bunlar biliyorum ben :)
Olsun.
İyi ki doğmuşum :)
12 Ekim 2011 Çarşamba
41
Bugün benim doğum günüm :)
Yorumlarda tam kırk bir tane maşallah görmek istiyorum :)
Şımartın biraz arkadaşınızı canım....
Herkese günaydın...
Sevildiğimizi hissettiğimiz, harika bir güne açılsın sabahımız ....
Sevdiğim 41 Şey
İlkbahar
Yaz
Sonbahar
Kış
Bulutlar
Yazı yazmak
Fotoğraf çekmek
Çay
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















