31 Mart 2010 Çarşamba

Eski Fotoğraflar







Bazen İzmir'deki bahçemi özlüyorum. Özellikle de dut zamanında :D

30 Mart 2010 Salı

Zıvanadan Çıkmak

Akşam oğluşlar okuldan döndüler. Biri matematikten 100 alacakmış. Biri ingilizceden 100 alacakmış falan. Lay lom.

Hava çok güzel, daha henüz kararmadı ya, haydi biraz dışarıda oynayın diyerek gönderdim. Lay lom.

45 dakika falan oynadılar. Tam çağıracaktım ki Bilgiç gözüktü. Arabasını bırakıp biraz daha oynamak istedi. Biliyorum, şimdi hayır desem 10 saat zıvanadan çıkacak. Bir beş dakika daha vereyim ona dedim.

Derken kapıya geldi. Ayaklar dizlere kadar su içinde. Palto bile ıslak. Tabii ki benim oğlum su birikintisinde oynamış. Her zamanki gibi. İçeri gir dedim haliyle. O da ters döndü haliyle.

Önlüğü, pantolonu yerde. Onları kaldır as, yemeğe gel dedim. Oğlum önlüğünü as yemeğe gel dedim. Oğlum kaldırsana kıyafetlerini dedim. Oğlum kime diyorum ben dedim. Yarım saat. Hiç mi kaale almaz da oturup oyuncaklarıyla oynar birisi. Tabi susmuyor da. Ben ne desem bir cevap var. Allahım sen sabır ver.

Sonrasını hatırlamıyorum.

Harika anneymiş.

Pöh.

Ya ben bağırırken çatlayacağım bir kenarda. Ya elimden bir kaza çıkacak sonunda.

NOT: Şimdi içerde yemek yiyor. "Eline sağlık anne" , "Yemek çok güzel anne" ," Gözlüğüm için teşekkür ederim anne" diye sesleniyor. Beyefendinin siniri geçti, kendince özür diliyor. Anne olmak da böyle birşey işte. Hemen yelkenler suya iniyor :D

Gözlüklü

Efendim o gözlük takmak istemiyormuş. Zaten ağabeyini de gözlüksüz daha çok beğeniyormuş. Ben bir süredir fark etmiştim gözlerinin bozulduğunu. Geçenlerde öğretmeni de söyledi. En öne oturtmak zorunda kalmış artık. Ama onu ikna edememiş gözlük takmaya. Gözüne damla damlatılmasını da istemiyormuş. Oyyy... Neyse en sonunda madem istemiyorsun, sen de sadece derslerde takarsın diyerek ikna ettim biraz. Nihayet bugün gözlüğümüzü yaptırdık . (1.25 miş numarası) Beyefendi pek beğendi. Gözlüğünü takıp dışarı oynamaya gitti :)



Güneş Sistemi :)

Uzay Partisi

İşte doğumgünü fotoğrafları. Ne yazık ki hazırlığa gösterdiğimiz özeni fotoğraf çekmeye göstermemişiz pek fazla fotoğraf yok, olanlar da çok güzel çıkmamış. Üzüldüm doğrusu.



Gecenin en komik olayı bana göre Kürşad'ın pastayı gördüğünde "Aaaa, gerçekten takım yıldızlar varmış , ben de toz falan serptin de oldu zannetmiştim" demesiydi. Tabi alıştılar her sene pasta üzerini bonibonlarla falan süslememe :) Oysa bu sene pek özenliydim. Hatta pasta siparişi verirken kuzey yarım kürenin olduğu tarafı basmalarını o kadar sıkı tembih ettim ki , ben bile güldüm halime :D


Dış kapıdan çocukların masasına giden samanyolumuz.


AYın evrelerinden oluşan süsümüz.

Güneş sistemini oluşturan güzellikler :)


Satürn halkaları (Masanın üzerinde duran fırıldakımsı şey. Döndürünce tek bir halka gibi gözüküyor. Satürn'ün halkasının tek parça değil, küçük parçalardan oluştuğunu bize gösteriyor) ve oyun kartlarıyla oynayan ciddi çocuklar :)

Gözlem görevlileri. (Ay benim Metehan oğluşum ne kocaman çıkmış burada)


Ve işin en eğlenceli kısmı. Geçen yaz dayımızla Aynur Ablamızın bize hediye ettiği teleskopumuzla gökyüzünü seyretme :)

Şansımıza o gece hava açıktı, aksi halde uzaklardan bir lambaya odaklayıp çocuklara onu ay diye yutturmayı düşünüyordum :D





Bu da gecenin yıldızı :D

26 Mart 2010 Cuma

Hâlâ Parti Hazırlıkları :)

Kapıya asılacak parti yazısı?



Tamaamm...

Yaka kartları?



Tamaamm...

Ay üssü hamburgerlere iniş yapacak astronot ve uzay gemileri?



Tamaam...


Süslenip yıldızlanan peçeteler?



Tamaam..

Güneş tutulması malzemeleri?
Tamam.
Çocuklara dağıtılacak astronot ve yıldız çıkartmaları?
Tamam.
Kapıdan masaya kadar gidecek samanyolu yıldızları?
Hemen hemen tamam.
Satürn halkası yapma deneyinin kartonları?
Hemen hemen tamam.
Üzerine istediğimiz uzay resimleri çizeceğimiz amerikan servisler?
Her an iptal edilebilir :)

Şimdi biz mutfağa giriyoruz artık :)

25 Mart 2010 Perşembe

Özel Bir Gün



Bugün benim anne olma günüm :)

Minik japon balığı, top böceği oğluşumla ilk tanışma günüm :)

Onu kollarım ilk alma günüm.


Bugün benim hayatımın boyut değiştirdiği gün.

Ameliyat masasına yattığım halde hiç acı duymadan saf bir mutluluk hissettiğim gün.

Canım annemi daha iyi anlamaya başladığım gün.


Bugün benim en özel günüm.

Karasevdayı ilk defa tattığım gün.

Bir büyük mucizeyi yaşadığım gün.



İyi ki doğdun Metehan oğlum.

11 senedir bize birçok güzellikler ve mutluluklar yaşattın.

Yaşamın boyunca güzellikleri görebilen, huzurlu, üretken, çevresine mutluluk veren bir insan ol.

Daha nice nice yıllara..

Seni çoooook seviyorum.

İyi ki Doğdun Selma :)

İyi ki doğdun canım arkadaşım. İyi ki beni kahve içmeye davet ettin :)

24 Mart 2010 Çarşamba

Bizim Evin Dün Akşamki Halleri

Dün akşam masanın başında bir sürü kesme işlemlerine gömülmüşken bir anda evdekilerin halini fark ettim, çok hoşuma gitti.

Annem oturma odasında bulmacasını çözüyordu.



Bilgiç'le Can ödev olan uçak projesini yapıyorlardı.



Metos'la ben de doğumgünü partisi için süsler hazırlıyorduk.



Akşam saat dokuza geliyordu. Bizim evde televizyon henüz açılmamıştı.

Hayatı ekrana devretmemiş,hâlâ yaşıyorduk.

Gülümsedim :)

23 Mart 2010 Salı

Bilgiç'in Kumpir Halleri :)

Bir:

Geçenlerde bir akşam kumpir yapmıştım bize. Çocuklar da pek mutlu, güzel güzel yiyoruz. Bilgiç bana döndü:

-Anneee, yarın akşam da kumpir var mı?
-O da nereden çıktı oğlum, iki akşam üstüste kumpir yenilir mi?
-Niye? Ispanak yapınca yiyoruz ama!
-?!? (Ups)

İki:

Dün konuşuyoruz:

-Anne, kumpirlik patates aldın mı?
-Evet bebeğim, yarın kumpir yapacağım size.
-Ama öğle yemeğine yapma.
-Neden oğluşum?
-E, öğleyin okula gitmek için hazırlık falan var, keyifli keyifli yemek istiyorum ben onu.
- :)


Gel de keyifli keyifli yeme onu şimdi :D