9 Kasım 2008 Pazar
7 Kasım 2008 Cuma
Evet evet çok kararlıyım, bugün günlerdir savsakladığım böreği yapacağım. (Yufka onunla ilgilenmediğim için bozulup gitmediyse tabi :) Öğlene kadar bütün işlerimi bitirip, kendime harika bir çay demleyip, geçen seneden kaldırdığım rengârenk yünlerimi çıkartarak küçük küçük kareler örmeye başlayacağım :) Ben öyle kol kafa kesmekten anlamıyorum ama nefis düz örgü örerim. Bu bağlamda kış sonuna kadar rengârenk bir yatak örtüm olmasını planlıyorum.
Sonra büyük ihtimal sessizlikte uykum gelecek televizyon karşısında uyuklayacağım.
Evet evet, çok kararlıyım, bugün keyif yapacağım :)
Örgüsünü alan gelsin :)

Sonra büyük ihtimal sessizlikte uykum gelecek televizyon karşısında uyuklayacağım.
Evet evet, çok kararlıyım, bugün keyif yapacağım :)
Örgüsünü alan gelsin :)

6 Kasım 2008 Perşembe
5 Kasım 2008 Çarşamba
Sabah oldu, kalkıldı.
Can'a kahvaltısı paket yapıldı, verildi.
Uyanmış, yatakta kitap okuyan büyük oğluşa gülümsendi. Diş perisinden haber soruldu. Yastığın köşesine sıkışmış haber bulunup verildi :)
Uyumakta olan küçük oğluş uyandırıldı, yumuruldu. Dün akşam sadece bir dergi okuyup, onun kitabını kes yapıştır yapıp, bilgisayar oynayıp, dergideki tuzları zıplatma deneyini gerçekleştirebildiğinden mızıldandığı için (oyuncaklarla oynayamamış da ödev yapmaktan) ödevlerini hemen bitirebilmesi amacıyla şımartıldı. (Gelgelelim aradan geçen bir saatte üç satır k yazabildik anca o başka)
Büyük oğluş kendi yatağını yaparken diğer yataklar düzeltildi.
Kahvaltıları hazırlandı. Bu sefer ıhlamura limon yerine mandalina sıkılarak meyve yemeyen küçük oğluşa değişik vitaminler gizliden verildi :)
Bütün simitlerin Can'a verilmiş olduğu farkedilip recim kahvaltısı yapıldı.
Suların kesik olduğu görülünce iyi ki dün gece esmişler de ıspanağı yıkamışım diye sevinilerek yemek pişmek üzere ocağa konuldu.
Pis bir karasinek haklandı. Her yerde tel varken nereden dalıyor bu lanet olası şeyler diye söylenildi.
İşte böyle klasik bir sabah...
Birazdan ütü yapılacak. Bilgiçle ödeve oturulacak. Yerler süpürülecek. Makarna pişirilecek. Çocuklara öğle yemeği yedirilecek. Beslenme çantaları hazırlanacak. Matematik öğrencim için döndürmeli, yansımalı sorular bulunacak. Tırınım tır tır nım...
Herkese GÜNAYDINNNNNNNN.....
Not: Başına lahana düşesi Aylin, naptın, kardeşinin telefonundan mı yolladın o mesajı ? Ben sana oricinal mesajı göndereyim de ona göre yolla bari. Eti Formun postada. O tek başına boğazına yapışır diye yanına fındıklı çikolata koydum bol sütlüsünden. Bi de börek açtıydım. Afiyetle ye :D
Can'a kahvaltısı paket yapıldı, verildi.
Uyanmış, yatakta kitap okuyan büyük oğluşa gülümsendi. Diş perisinden haber soruldu. Yastığın köşesine sıkışmış haber bulunup verildi :)
Uyumakta olan küçük oğluş uyandırıldı, yumuruldu. Dün akşam sadece bir dergi okuyup, onun kitabını kes yapıştır yapıp, bilgisayar oynayıp, dergideki tuzları zıplatma deneyini gerçekleştirebildiğinden mızıldandığı için (oyuncaklarla oynayamamış da ödev yapmaktan) ödevlerini hemen bitirebilmesi amacıyla şımartıldı. (Gelgelelim aradan geçen bir saatte üç satır k yazabildik anca o başka)
Büyük oğluş kendi yatağını yaparken diğer yataklar düzeltildi.
Kahvaltıları hazırlandı. Bu sefer ıhlamura limon yerine mandalina sıkılarak meyve yemeyen küçük oğluşa değişik vitaminler gizliden verildi :)
Bütün simitlerin Can'a verilmiş olduğu farkedilip recim kahvaltısı yapıldı.
Suların kesik olduğu görülünce iyi ki dün gece esmişler de ıspanağı yıkamışım diye sevinilerek yemek pişmek üzere ocağa konuldu.
Pis bir karasinek haklandı. Her yerde tel varken nereden dalıyor bu lanet olası şeyler diye söylenildi.
İşte böyle klasik bir sabah...
Birazdan ütü yapılacak. Bilgiçle ödeve oturulacak. Yerler süpürülecek. Makarna pişirilecek. Çocuklara öğle yemeği yedirilecek. Beslenme çantaları hazırlanacak. Matematik öğrencim için döndürmeli, yansımalı sorular bulunacak. Tırınım tır tır nım...
Herkese GÜNAYDINNNNNNNN.....
Not: Başına lahana düşesi Aylin, naptın, kardeşinin telefonundan mı yolladın o mesajı ? Ben sana oricinal mesajı göndereyim de ona göre yolla bari. Eti Formun postada. O tek başına boğazına yapışır diye yanına fındıklı çikolata koydum bol sütlüsünden. Bi de börek açtıydım. Afiyetle ye :D
4 Kasım 2008 Salı
BORSA NEDİR??
Köylü Ahmet Ağa, eşeğini satmaya karar vermiş.
Kıymeti taş çatlasa 50 milyon lira etmeyen eşek için pazarlık payı da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymuş.
Komşu köyden acilen eşşeğe ihtiyacı olan Mehmet ağa 100 milyon ödeyip eşşeği pazarlıksız satın almış.
Köylü Ahmet eşşeğini satmış ama akşam da gözüne bir türlü uyku girmemiş...
Gece boyunca düşünüp, durmuş.
'Mehmet ağa 50 milyon liralık eşeğe niye 100 milyon lira verdi ?'!!!!!... diye.
İçi rahat etmeyince ertesi gün eş eğini geri almay a karar vermiş.
Pazara gitmiş Mehmet ağayı bulmaya ama, bir de ne görsün eşşek 200 milyon liradan satışa çikarilmis...
İyice sıkıntı basmış ve kesin karar vermiş, geri alacak eşeğini...
200 milyon lira pazarlıksız ödeyip geri almış (.).
Aynı olay bu defa Mehmet ağa'nın başina gelmiş, o da uyuyamamış.
'Allah Allah... Ahmet niye 100 milyona sattığı eşşeği 200 milyona geri aldı???Var bu işin içinde bir iş...' diye gece boyunca düşünüp, durmuş.
O da ertesi gün eşşeği geri almaya karar vermiş Ahmet Ağa ile anlaşip 400 milyon lira vererek geri almış eşeği...
Bu alışveriş her gün fiyat arta arta devam etmiş...
Bir kaç gün sonra pazara bir başka köyden Hüseyin gelmiş.
Hüseyin pazardaki kalabalığın arasına dalı nca bir de ne görsün ;
'al, al, al, sat, sat, sat' bağrışmaları arasında bir yaşlı eşek
ve 1.000.000.000 TL satış fiyatı!!!...
Yanındakine sormuş, 'Hemşerim, nedir bu iş???? Bu yaşlı eşek 1 milyar lira eder mi yahu??!!'
Adam hemen yanıtlamış;
'Valla grafikler ortada, bu eşeğin fiyatı bir haftada 50 milyon
liradan başladı, 950 milyon liraya geldi.
Şöyle bir teknik analizine bakarsan görürsün.
Eşşeğin fiyatı 1 milyardaki direncini bi kırarsa, 1.5 milyara kadar yolu var.. '
Bu yazıyı geçen gün arkadaşım göndermiş. Çok hoşuma gitti, paylaşayım dedim :)
Kıymeti taş çatlasa 50 milyon lira etmeyen eşek için pazarlık payı da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymuş.
Komşu köyden acilen eşşeğe ihtiyacı olan Mehmet ağa 100 milyon ödeyip eşşeği pazarlıksız satın almış.
Köylü Ahmet eşşeğini satmış ama akşam da gözüne bir türlü uyku girmemiş...
Gece boyunca düşünüp, durmuş.
'Mehmet ağa 50 milyon liralık eşeğe niye 100 milyon lira verdi ?'!!!!!... diye.
İçi rahat etmeyince ertesi gün eş eğini geri almay a karar vermiş.
Pazara gitmiş Mehmet ağayı bulmaya ama, bir de ne görsün eşşek 200 milyon liradan satışa çikarilmis...
İyice sıkıntı basmış ve kesin karar vermiş, geri alacak eşeğini...
200 milyon lira pazarlıksız ödeyip geri almış (.).
Aynı olay bu defa Mehmet ağa'nın başina gelmiş, o da uyuyamamış.
'Allah Allah... Ahmet niye 100 milyona sattığı eşşeği 200 milyona geri aldı???Var bu işin içinde bir iş...' diye gece boyunca düşünüp, durmuş.
O da ertesi gün eşşeği geri almaya karar vermiş Ahmet Ağa ile anlaşip 400 milyon lira vererek geri almış eşeği...
Bu alışveriş her gün fiyat arta arta devam etmiş...
Bir kaç gün sonra pazara bir başka köyden Hüseyin gelmiş.
Hüseyin pazardaki kalabalığın arasına dalı nca bir de ne görsün ;
'al, al, al, sat, sat, sat' bağrışmaları arasında bir yaşlı eşek
ve 1.000.000.000 TL satış fiyatı!!!...
Yanındakine sormuş, 'Hemşerim, nedir bu iş???? Bu yaşlı eşek 1 milyar lira eder mi yahu??!!'
Adam hemen yanıtlamış;
'Valla grafikler ortada, bu eşeğin fiyatı bir haftada 50 milyon
liradan başladı, 950 milyon liraya geldi.
Şöyle bir teknik analizine bakarsan görürsün.
Eşşeğin fiyatı 1 milyardaki direncini bi kırarsa, 1.5 milyara kadar yolu var.. '
Bu yazıyı geçen gün arkadaşım göndermiş. Çok hoşuma gitti, paylaşayım dedim :)
3 Kasım 2008 Pazartesi
Pes Artık
Geçen gün cep telefonuma uzuuun bir mesaj geldi. Bir an kendimi trende , vapurda falan sandım. Birisi " Değerli ablalarım ağbilerim, allah rızası için...." diyerekten evime daldı sanki. Artık dilenmenin boyutları nereye varacak. Duygu sömürüsünün sonu yok mu?
31 Ekim 2008 Cuma
Biz Artık Böyle Konuşuyoruz.
Bbbbiiiillllgggeehhhhhhhaaaannnnn yyyyeeeemmmmeeeğğğiiinnniii yyyeeee....
................
Eeettt iilleetttttiinn, nnnaaannneee iilleeetttttttiiinnn
Aattlleettiiii nnee eettttttiiinn?
(Eldeki mevcut harflerle yazı yazılınca böyle komik cümleler ortaya çıkıyor haliyle:)
Oğluşum yazı yazmayı öğrendi ama ben konuşmayı unuttum :)
................
Eeettt iilleetttttiinn, nnnaaannneee iilleeetttttttiiinnn
Aattlleettiiii nnee eettttttiiinn?
(Eldeki mevcut harflerle yazı yazılınca böyle komik cümleler ortaya çıkıyor haliyle:)
Oğluşum yazı yazmayı öğrendi ama ben konuşmayı unuttum :)
Homur Homur
* Başka hiç birşey kalmadı, filmlerdeki sigaraları örtmekle meşguluz. Bu çocuklar bilimum saçma sapan realiti şovlardan etkilenmiyor, haberlerden etkilenmiyor, abuk subuk dizilerden etkilenmiyor, ama sigara içen birisi görmemeliler hiç. Yayınlama kardeşim filmi o zaman, dalga geçer gibi bir sis perdesi ekranda dolanıp duruyor, insana sinir basıyor!
Not: Birkaç madde yazmayı düşünmüştüm ama bunu yazarken yine tepemin tası attı unuttum diğer yazacaklarımı.
Not: Birkaç madde yazmayı düşünmüştüm ama bunu yazarken yine tepemin tası attı unuttum diğer yazacaklarımı.
30 Ekim 2008 Perşembe
Aylin beni aradı, "Mahkemeye gidiyoruz kızım, hadi kalk" dedi. Hı??? Meğer bloggera giriş engellenmiş. Aklıma ilk gelen "Nereye gidiyoruz? sorusu için artık çok mu geç kaldık, yoksa nereye geldik mi demeliyiz" oldu. İkinci gelen ise "Ama benim yazılarımın hepsi orada kaldı, nasıl alacağım onları oradan?" dı.
Neyse efendim yayınımıza elimizde olmayan nedenlerden ötürü kısa bir süre araverdik. Ah o kısa sürede aklıma yazacak ne çok şey geldiydi de hepsi uçup gitti. Nasıl bir pisikolocidir bu bilmem :)
Şimdi ben yazılarımın kopyalarını almaya gidiyorum. Ne olur ne olmaz.
Herkese günaydın. Nefis bir güne açılsın sabahımız...
Neyse efendim yayınımıza elimizde olmayan nedenlerden ötürü kısa bir süre araverdik. Ah o kısa sürede aklıma yazacak ne çok şey geldiydi de hepsi uçup gitti. Nasıl bir pisikolocidir bu bilmem :)
Şimdi ben yazılarımın kopyalarını almaya gidiyorum. Ne olur ne olmaz.
Herkese günaydın. Nefis bir güne açılsın sabahımız...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
