30 Mart 2007 Cuma

Yine Oyuncak :)

Ben oyuncağın:

Yaratıcı





Eğlenceli


Öğretici



Ve -kesinlikle- kapandığında derli toplu duranını severim :)






29 Mart 2007 Perşembe

Oyuncak

Ben şimdi çocukların odasına oyuncak toplamaya gidiyorum. Artık ne zaman dönebilirim bilinmez.

Ben yokken siz de boş durmayın. Gelen, çocukken en çok sevdiği oyuncakları yazsın. Hadi hadi, şöyle zamanda yolculuk yapın biraz bakalım...

Günaydın herkese.

28 Mart 2007 Çarşamba

Frankie and Johnny


"Dün gece ne seyrettim" serisinde bu film var :)

Frankie: Korkuyorum. Yalnız olmaktan korkuyorum. Yalnız olmamaktan korkuyorum. Olduğum kişiden, olmadığım kişiden, olabileceğimden, asla olamayacağım kişiden korkuyorum. Hayatımın sonuna kadar şu anki işimde çalışmak istemiyorum ama ayrılmaktan korkuyorum. Ve çok yoruldum. Korkmaktan çok yoruldum artık.

27 Mart 2007 Salı

Selmacım


Pazar günkü partide bir ara çocuklardan uzaklaşıp başbaşa kaçamak yaptığımız çok iyi olmuş değil mi? Bak fotoğrafımız bile var :)

İyi ki doğdun canım, nice güzel yıllara.

(Fondaki şarkıyı hatırladın mı? Hani birlikte mutfakta yemek hazırlığı yaparken Didoş un Bilo nun kolunu ısırdığı gün dinliyorduk:)


Athena -Aşk Meşk Yok

Tembellik


Dün bütün gün ne mi yaptım?

...

Her zaman kullandığınız bazı deyimleri yazarken yanlış yazıyormuşsunuz hissine kapılıyor musunuz siz de? Sanki yazılı halleri bambaşka bir havaya bürünüyor. Doğruluğunu kontrol etmem gerekiyor emin olabilmek için.

26 Mart 2007 Pazartesi

İyi ki Doğdun Metehan

Anlatacak ne çok şey var ama gelgelelim bende anlatacak hal kalmamış. Cumartesi sabahı başlayan koşuşturmam dün akşam itibariyle tuş olmamla sona erdi :) Şu anda evin her köşesi karışmış, dağılmış, kendinden geçmiş olmakla birlikte kılımı kıpırdatmaya niyetim yok. Ve fakat tabi konumuz bu değil.

Konumuz :



Süslemeler, son hazırlıklar Beriş'in de yardımıyla cumartesi akşamından bitmişti. Ama sabah yapacak hâlâ bir sürü şey vardı. Üstelik tam bir saatim de imha edildi. Bir anda kuş gibi uçup gitti ellerimden. (Saat ileri alındı ya ondan bahsediyorum, bakmayın öyle:)

Bu sene pasta sipariş etmedik. Reyhan Pastanesi'nin nefis pastalarını çok sevsem de Metehan kek yemeği tercih ettiğinden ona kek pişirmeye karar verdim. Verdim tabi de benim yapabildiğim bir tane kek tarifi var o da yarım malzemeli. Yani öyleymiş, kek kalıbının içinde hamurun kabarıp sönüp ardından pişmemiş kısmının lav gibi akmasını seyrederken bunu öğrenmiş oldum. Kendi kendime sakin ol diyerek yeniden kek hazırlamaya başladım. (Bu sefer küçük tabi:) Fırından çıkmış diğerinin hali gerçekten acınası durumdaydı. Ama oğluşuma bayıldım. Önce "Çok güzel olmuş anne" dedi. Ardından ekledi" Görüntüsü biraz kötü ama eminim tadı çok güzeldir." Bir anne başka ne ister ki.

Neyse ikinci kekimiz vukuatsız şekilde pişerken diğerini biraz adam etmeyi başardım. Ha ha Burcu'nun kulaklarını az çınlatmadım ama. İstanbul'a gidince ondan biraz süsleme dersleri mi alsam ne.

Kek Metehan için harika oldu. Çünki normalde yemesine izin vermediğim jelibon ve bonibon şekerlerle süsledim. Doğumgünü için o kadarlık kaçamak olsun artık:)

Diğer kek mi? Onun başına gelenleri uzun uzun anlatmayayım , en son şu duruma geldi.


Çocuklar çok eğlendiler. " Handan Teyze sen bu işi çok iyi yapıyorsun" dediklerinde önce anlamadım, meğer partilerimin çok güzel olduğunu söylüyorlarmış . Eh ağzım kulaklarıma ulaştı tabi, sonuçta çocuklar beğenmedikten sonra ne anlamı var herşeyin.

İşte orman sakinleri :)

Ben mi ? Hadi bulun bakalım ne olduğumu :)



İşte bu da doğumgünü çocuğu. Önündeki oyuncağı kendi ellerimle aldığıma inanamıyorum . Pakette çok daha küçük bir şey gibi duruyordu. Iyyk, bakması bile çok kötü ...



Tabi bu arada ilk doğumgününün kendisine ait olmadığı için sürekli yakınan, hediye gelmemesine üzülen kardeşi unutmamak gerek. Neyse ki abisi oyuncaklarıyla oynamasına izin verdi de o da biraz keyiflendi . (Hâlâ mızıldanıyor tabi, o başka:)




İşte bir doğumgünü maceramız daha böyle sona erdi. Koşuşturmaların ardında insan durup düşününce inanamıyor yılların geçme hızına. Mutfağımdaki not kâğıdımda sekiz senedir aynı yazı duruyor. Onu oradan kopartmaya hiç elim varmadı.

Tam dört gün fazladan beklemiştik seni. Ben biliyordum gerçi balık burcunda doğmayacağını, koç gibi tepmekteydin karnımda :) Daha gözlerini açtığında sanki herşeyi biliyordun. Bakışların o kadar ciddiydi ki.


İyi ki doğdun Metehan. Daha nice sağlıklı, mutlu, huzurlu, başarılı, cıvıl cıvıl yıllara .


Seni çok seviyorum .

23 Mart 2007 Cuma

Bu Sabah




Yıkayıp arıtmak için kendini, ıslanmak gerek önce.

22 Mart 2007 Perşembe

...


Sonunda yağmur yağdı.

The Truman Show



Dün gece televizyonda rastlayınca yeniden keyifle seyrettik. Bir yandan tv şovları diğer yandan yaşam ve yaşamak üzerine düşündürüyor insanı.

Herkese günaydın...

Ha, olur da görüşemezsek, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler...