8 Ekim 2019 Salı

Kitap Salı

Bu hafta ancak geçen hafta başladığım Acımak'ı bitirebildim.

Etkinlik koşuşturmaları arasında iyi iş başardım bence.




Zweig yine insanların duygularını çok güzel anlatmıştı. Acımak duygusu,  acıyan kişiye de acınan kişiye de etkileri, ruh fırtınaları, zayıf kişilikler, entrikalar.

Oldukça uzun olan romanda ara ara duygu yoğunluğundan mola vermek zorunda kalsam da herkese tavsiye ediyorum.

"Zayıf tabiatlı insanlar kuvvetli, cesurca, azimli görünen işleri yapmak arzusuna ötekilere göre daha çabuk kapılırlar."

"Merhamet iyi bir şeydir, ama iki çeşit merhamet vardır. Birisi gevşektir, hissidir; aslında bu başkasının ızdırabı karşısında sizi kavrayan o acı heyecandan mümkün olduğu kadar çabuk kurtulmak için kalbinizin gösterdiği sabırsızlıktan ibarettir. Acıma duygusu değildir bu hiçbir zaman. Bir yabancının çektiği acıya karşı ruhun, kendi içgüdüsüne uyarak gösterdiği bir korunma hareketidir.

Ötekisi, asıl makbul olanı ise hissi değil yaratıcı olan, ne istediğini bilen ve insan gücünün son haddine kadar ısrarla dayanmasını başaran merhamettir. İnsan ancak sonuna kadar gittiği, daha doğrusu sonuna kadar gitmek sabrını gösterdiği zamandır ki başkalarına yardımda bulunabilir. Ancak fedakârlıpa katlanıldığı zaman, yalnız ve yalnız o zaman mümkündür bu."

Okuduğum diğer kitap Gılgamış Destanı.


Destanın kendisinden çok başındaki açıklamalarını sevdim. Dört bin yıllık bir eser olması tüylerimi diken diken etti. Yazıldığı taş tabletlerin hepsi tam olmadığından destanın hepsi tam değil ama Gılgamış'ın maceralarının çoğu ulaşmış günümüze.

Böyle şeyleri gördüğümde bizden dört bin yıl sonraya ne kalacak diye düşünürüm hep.

İşte bu hafta salımıza gelenler bunlar. Bakalım haftaya neler okuyacağım :)

12 yorum:

  1. Bu salı oldukça iyiymiş. Keyifli okumalar dilerim...

    YanıtlayınSil
  2. Yazının ilk cümlesinde "Acımak" ı (Reşat Nuri Güntekin) görünce en sevdiğim Türk Edebiyatı Klasiklerinden biri diye içinden güçlü bir ses yankılandı. Bir cümle sonrasında gördüm ki, Zweig in Acımak'ı imiş. Bu bu kitabı bende Can Yayınlarından "Sabırsız Yürek" olarak yapılan baskısından okumayı düşünüyorum. Gılgamış Destanı hakkında yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum.

    YanıtlayınSil
  3. Eski kitapları okumak bana daha da keyifli geliyor, o yaşanmışlık hissi çok güzel. Eski sayfaların kokusu, dokusu.. Daha evvelden kimlerin okuduğunu hayal etmesi.. vs vs :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hele aralarında yazı görürsem daha mutlu oluyorum. Ben hiç yazmam kitaplara ama sırf bu yüzden en azından aralarına birşeyler bırakmayı düşünüyorum :)

      Sil
  4. hırkızlığa geleceğim sonunda sana :) tahrik ediyorsun eski kitaplarla.

    YanıtlayınSil
  5. Handan okumadıysan Reşat Nuri'nin Acımak'ını da okusana. Çok severim o kitabı. En sevdiğim yazarlardan birinin en sevdiğim kitaplarından biridir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Okudum Şule, onu daha çok seviyorum sanırım :)

      Sil
  6. Ben bu ara farklı yazarları okumaya çalışıyorum ☺️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bloglar sayesinde ben de farklı yazarları keşfediyorum Derya, eskiden hep aynılarını okurdum.

      Sil