22 Temmuz 2019 Pazartesi

Nostaljik Pazartesi

Telefonumdan eski fotoğraflar çıkınca bugünkü nostaljimiz Londra olsun dedim. Ne kadar olmuş gideli, Bilgiç ne küçükmüş :)

Etiketlerde Londra gezimizin tamamı var merak edenler bakabilirler.

British Müseum yolcusu kalmasın, hadi gidip bakalım.

3 Ağustos 2014 Pazar

British Museum (Day 6)

Sanırım dört saatten uzun kaldık burada ama fiziksel yorgunluğu bir kenara bıraksak bile beynim artık en ufak bir tarihi şeyi algılamamaya başladığından her tarafı dolaşmadan bıraktık :)

Dünyayı gezmek istiyorsanız bu müzeye gitmelisiniz. Her bir diyardan eserleri toplamışlar burada. Hele bir aslan avı sahnesi vardı ki kaç metrelik bir salondaydı bilmiyorum, eh, binayı da söküp alsaydınız bari demedim değil :)





Biraz Asya'dan



Biraz Mısır'dan



Rosetta Taşı'nı oğlum biliyormuş ama benim haberim yoktu oraya gidene kadar :) Başı o kadar doluydu ki ancak bu kadar yaklaşabildik. Bu taşın üzerinde hem yunanca hem de hiyeroglifle yazımış yazılar varmış. Yunancanın bilinmesi sayesinde hiyeroglifler ilk defa çözülmüş :)



 






Ölen kişinin ardından hazırlanan hayat ağacı.Çok hoşuma gitti.




 Bu kısım en çok hoşumuza gidenlerden birisi oldu :) Mozambik'te yıllar süren iç savaştan sonra bir idn adamı ülkedeki silahları toplamak için kampanya başlatmış. Silah getirenlere çeşitli aletler verilmiş. Toplanan silahlar parçalanarak sanatçılara verilmiş. Onlar da bu harika şeyleri yapmışlar :)






En sevdiğim kısım :) Bir gün benim de böyle kütüphanem olacak :)






Sinekkuşu ..

Ve bu da 1900 lerden kalma bir sinek kuşu yuvası.




Fotoğrafa kimseyi katmadığımdan anlaşılmıyor ama bu kabartmalar neredeyse gerçek insan boyutunda. Demin sözünü ettiğim aslan avı kabartmaları. Upuzuuun gidiyordu.




İslam dünyası kısmındaki Kur'an.


Burada ayrıca Gölge Oyunu' a oldukça geniş yer verilmişti ama ne hikmetse bir orada fotoğra çekmek yasaktı :)

Çanak çömlekler etkileyiciydi.



Eh, müze dediğin mumyasız olmaz.


 Biraz da müzik..



Paralar jet hızla geçtiğimiz bölümlerdendi.


Saatlerde artık pilim bitmişti :) Bu kadar yeter dedik :)



Yarın o kadar çok yer gezeceğiz ki , artık dönüp dinlenelim biraz :)

Eveet bu hafta da nostaljimiz böyleydi. Fotoğraf makinasını icad edenlerden Allah razı olsun, ne güzel, tekrar tekrar gitmiş gibi oluyor insan :)

12 yorum:

  1. Mumyalar, kütüphane ve saatler dışında diğerlerini hiç mi hiç görmeden gelmişim, iyi mi? :/

    Bloglarımızdaki fotoğraflar ve bazen yazılar bence de hazine gibi. Yoksa nerede böyle geri dönüşlerde hatırlayabilelim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar büyük bir müzeydi ki görmemen çok doğal Zeugma. Gezerken pes edip yarıda çıktığım tek müzedir kendisi . Bir yerden sonra artık sadece bitsin diye gezecektim, durdurdum kendimi :)

      Gerçekten de hazine gibi. İyi ki bloglarımız var.

      Sil
  2. süpermiiiş
    kitaplığa da bayıldımmmm
    bir de şu demirlere geçirilmiş tablalara bayıldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok zarif ve güzellerdi onlar da Hatice. Bu müzeyi gezince dünyayı gezmiş gibi oluyor insan.

      Sil
  3. ne müthiş bir müzeymiş..gitmek görmek şart...

    YanıtlaSil
  4. Tanıtım ve bilgilendirmeler için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. Ooo resimler harika. Vize almak zor geldiği için İngiltereye gidemedim bi türlü, yeşil pasaport geçmiyo ya orda:( inş. bir gün giderim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha, benim için de aynısı geçerli. Yeşil pasaportun geçmediği her yere çocukların bahanesiyle gittim. İngiltere ve Kanada vizesinde Metehan'a, Amerika vizesinde de Bilgehan'a yamandım :D

      Ama gerçekten görülesi bir yer, uğraşmaya değdi :)

      Sil
  6. Tam bir kültür gezisi olmuş. Ailenin geri kalanı nerede? Oğlunla başbaşa mı gitmiştiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Metos Londra'da yaz okulundaydı. Biz de peşine düşüp gitmiştik Bilgiç'le. Ama hiç görmedik orada onu :D

      Sil