20 Ocak 2019 Pazar

Altı Yakışıklıyla İstiklâl Caddesi'ndeydim Bugün

Öyle seviyorum ki gençlerle birlikte olmayı. Onların heyecanları, enerjileri bana bulaşıyor sanki. Kendi gençliğime dönüveriyorum.

Bugün Japon Restoranına gideceğimizi söylemiştim. Bilgiç'in arkadaşları da bizimleydi.

Biliyor musunuz ortaokul boyunca yalnız olan oğluşlarımın lisede arkadaşları olduğundaki mutluluğum bambaşkaydı benim. Benimkiler gibi dizi izlemeyen, kitap okuyan ve futbolla hiç alâkası olmayan oğullarınız olunca yalnız kalıyorlar . Bu yalnızlığa ne kadar çare olmaya uğraşsak da anne baba olarak yeterli gelemiyoruz tabi. Neyse ki çocuklar büyüyüp kendilerine yol çizmeye başlayınca ortak ilgi alanları onları yakınlaştırıyor.

Neyse konuyu dağıtmadan günümüze dönelim.


Taksim Meydanı'na çok yakın olan restoran çıkışı hadi İstiklâl Caddesi'nde yürüyüp de Tünel'den dönelim dedim.



Meydana gelince geçen ay tur ile gezimizden çok sevdiğim sarnıçı onlara göstermek istedim.


Ben geldiğimde 1918 gazeteleri vardı sergide bu sefer 'Hal Beden Zihin" adlı bir sergiye denk düştük. 12 ülkeden 37 kadın sanatçının eserleri.


Sarnıç bina olarak çok güzel. Sergiler de ücretsiz gezilebiliyor. Taksim'e yolunuz düştüğünde uğrayın bence.


Yine bir sürü fotoğraf çekmişim içeride.


Bu oldukça düşündürücü sergiyi gidemeyenlere bir parça getireyim. Ama gidebilenler görsünler gidip.






















Sergi çıkışı hemen yandaki küçük maksime (su taksimi yapılan yer) girdik. Burası İBB beyaz masa bürosu ama içeri girdiğinizde size su taksimini anlatıyorlar, ayrıca İstanbul haritası , kart postal ve su hediye ediyorlar.



Daha sonra Japon anime meraklısı bizimkiler orada Japon Kültür olduğunu duymuşlar, haydi gidip oraya bakalım dedik. Küçük bir kütüphanesi vardı. Bıraksam kitaplara saatlerce bakacaklardı sanırım :)



Salt'ın önünden geçerken ona uğramamak olmazdı tabi. İçeride sergi yoktu ama ilginç bir çalışma vardı. Biz bakamadık ama aklınızda bulunsun.




Ama kış bahçesinde kısa bir selfi molası verip oradan da Robinson Crusoe 389 Kitabevi'ne uğradık.


Bu köşe harika değil mi, söz de öyle .


Şu söze de bayılıyorum.



İçeride oturmuş yanımdaki raflara bakarken bu almanak dikkatimi çekti.


Bir senede ne çok iş kazası ne çok ölüm olmuş, sayfalarca.


Caddenin sonuna doğru bu vitrin bizi cezbetti ve içeri girdik.



Şu kitaplar nasıl da güzeller.


Fiyatları 2000 ile 4500 lira falandı.


Fotoğrafı fiyatlarını görmeden önce çekmiştim aksi halde elleyemezdim :D


Metos'la şu haritalara uzun uzun baktık.

En güzel yanı da sahibi onu ellemeyin buna dokunmayın demedi bize hiç. Öyle dedikleri zaman çok gerilip çıkıyorum . Burada doya doya baktık herşeye.


İşte böyle bir gün geçirdik.

Yediklerimiz dışında cebimizden hiç para çıkmadı. Yani insan isteyince bir sürü güzel şey var para harcamadan yapılabilecek.

Ve İstanbul hâlâ çok güzel.

16 yorum:

  1. Kitap fiyatı 45.000 mi dedin )) pehh bu arada biz hala GENCİZ belirteyim onlarda senin arkadaslarin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 4500 yazmaya çalışıyordum Sev, yemek yiyince kan şekerim oynadı herhalde :)

      Ben de peh demek istedim ama Metos "Ama anne senin gençliğin gibi değil, artık minibüsler var" dediği gün beni dinozor olarak gördüklerini anladım :D

      Sil
  2. O kadar paraya satılan kitaplara dokunmayın dememelerine şaşırdım. Ben değerli ve kırılacak eşyaların olduğu dükkanlarda gezerken geriliyorum. Sanki züccaciye dükkanına giren fil gibi bir şeyleri kıracakmışım gibi geliyor :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de şaşırdım Şule, ama hiç sesini çıkartmadı adam. Belki hoyrat olsak araya girerdi, biz de naziktik , sevindim bir şey demediğine :) Evet kırılacak eşyaların oldupu yerlerde ben de senin gibi oluyorum :D

      Sil
  3. Sayende bizde gezmiş olduk :) güzel fotoğraflar için teşekkür ederim ... Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
  4. Şu gençlerle vakit geçirmek dünyalarında olmak harika bisey.
    Sözlere bayıldım,aynalı fotoya da😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de harika bir şey Sevgi :) Sözler çok güzel, değil mi :) Aynalı fotoyu onca fotoğraf arasında nasıl da fark ettin :)

      Sil
  5. maşallah maşallah hep böyle gülmeli neşeli oool :)

    YanıtlaSil
  6. sayenizde bende gezmiş gibi oldum.sergi çok ilginçti.cidden görmeyi çok isterdim.bu arada restoranda karnınız doydu mu:)) münasebetsiz bir soru oldu biraz dimi.kızçemde japonları sever kendide japon gibi.bi ara japon mutfağına takmıştı.evde de yapıyordu ama damak tadıma çok uyuyordu diyemem:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz japon yemeklerini seviyoruz Alanay. Suşi değil ama :D

      Sil
  7. Sen ögretmen olmaliymissin 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su taksimindeki görevli zaten bana direk hocam deme moduna girdi Derya, ben onlara burayı anlatırken öyle görünüyordum herhal , hahaha :)

      Sil
  8. Sonra o gençler okullarını bitiriyor, işlere başlıyorlar. Evleniyorlar falan... insan tuhaf hissediyor. Yani nasıl yani? Oluyorsun.
    Ne zaman geçti bunca yıl?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su gibi geçiyor Tülin, onun için sonuna kadar tadını çıkartmaya çalışıyorum :)

      Sil