8 Aralık 2017 Cuma

Okların Peşinde (Aslında Üçgenler Ama Biz Ok Dedik Öyle Kaldı :)

Sokaklarda karman çorman dolaşırken yerde gördüğümüz ve nedense ok dediğimiz bu üçgenlerle modumuz değişti.


Metehan ilk fark edip bana gösterdiğinde aklıma geldi bunlarla ilgili bir şey okuduğum. Kasabanın en bilindik şahsı Frédéric Auguste Bartholdi, üçgene bakarsanız neyiyle ünlü olduğu anlaşılıyor :) Evet, Özgürlük Heykeli'nin yaratıcısı.



Okları takip edersek kasabadaki kopyasına mı ulaşırız acaba diye düşündüm.  Zira az ilerde yeniden gördük bir tane. İşte bu düşünceyle okların peşine düştük.


İlk geldiğimiz yer bu bina oldu. Özgürlük Heykeli'ne benzemiyor ama neymiş ki bu?


Okları takip ettikçe yeni binaların önündeki bu açıklama tabelalarına ulaştık.


Harika bir şey değil mi sizce de?



Hava gitgide kararırken oklardan dışarı adım atmama izin vermeyen Metehan'la bol kahkahalı ve nerede bu ok aramalı uzun bir geziye çıkmış olduk.


Bizden başka yere bakan yoktu, kimse fark etmemiş olabilir.



Saat ilerledi, gittikçe tenhalaşan sokaklarda dolaşmaya devam ettik.



Bu arada kafamızı yerden kaldırıp ışıklarla binaların harika güzelliklerini çekmeyi de unutmadık tabi.


Noel Pazarları bazı okların üzerine gelip onları bulmamızı engellese de inadımız inattı, döngü tamamlanacak bütün hepsi bulunacaktı.


Arada bir çay molası verdik.



Saat yedide dükkânlar kapandı.







Kimi zaman daracık kimi zaman karanlık ara sokaklara daldık.



Merkezden uzaklaşıp neredeyse otelimize döndük.



Tabelalardaki rakamlar ilerliyor ama bitmiyorlardı.


Bit kadar kasabada kaç bina var kardeşim?


Burası Metehan'ın aydınlanma yaşadığı yer. Binanın önündeki Alsas Loren yazısıyla Birinci Dünya Savaşı'nın konularından birinde yer aldığımızı fark etti. Tabi yaa Alsace Alsak değil Alsas okunuyor kiii :)



Otelden çıkıp ilk geçtiğimiz parkta da Okları gördüğümüzde üzerlerinden geçip fark etmediğimize hayıflandık.


Gecenin karanlığında başını kaldırıp da kocaman taş bir binaya bakmanın pek ürkütücü olduğuna karar verdik. O ilk an insanın yüreği hopluyor.



Burası en ünlü evlerinden. Pencereler ne ilginç değil mi?



Kiliseler korkunç gözüküyor. Camilerimizi bir kere daha sevdik.


Hem o çan da ne kardeşim ya. Gece karanlığında insan yerinden zıplıyor.


İşte bunları konuşa konuşa bir bakmışız başa dönmüşüz yeniden.

Bir numara ilk gittiğimiz müzedeymiş. Biz içeri girmediğimizden görmemişiz.

Tam kırk tane bina ile bütün Colmar'ı gezmiş olduk tur bittiğinde.

Arada açık bir lokanta da bulduk neyse ki.

Odaya döndüğümüzde üzerimizden tır geçmiş gibiydi ama mutluyduk :)

Bu arada Hürriyet Heykeli Colmar Havaalanı'nın oradaymış, onu görmeye gitmedik :)

İşte böyle. Güzel ve uzun maceramız bitti.

Ertesi sabah bir de gündüz gözüyle kısa tur yaptıktan sonra artık döneceğiz.

O da sonraya kalsın :)

24 yorum:

  1. şahane, ana oğul gezmenin zevki bir başka, bir ara dedim kaybolacaklar ama :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oklara güvenmelisin Sevda :) Onlar seni en iyi şekilde gezdirip kaybetmeden döndürecekler :)

      Sil
  2. Bol fotoğraflı süper :)
    iyi gezmeler :))
    Neyse, ben de beklerim blog'uma, çok sevgiler :)

    YanıtlaSil
  3. Oklar ilginç geldi, ilginç ve güzel :) Kaybolacağınızı düşündüm neyse ki kaybolmamışsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha oklara güvenin arkadaşlar, kaybolmazsınız :) Tabi google mapste oranın haritasını da indirmiş olabilirim ama bunu okları bilmediğim için yaptım :)

      Sil
  4. Bartholdi'nin evi miydi? Yazıları mümkün değil tıklayıp büyülttüm ama okuyamadım, havaalanında heykelin kopyası var demek çok ilginç, Alsas Loren'de gezen ne çok film vardı oraları gezmiş olmak çok güzel, şanslısınız:)))emeklerine sağlık:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ev onun değildi, kasabadaki bütün özellikli evleri gezdiriyordu oklar. Yazılar çok net değil ama okunuyor Müjdecim, sen deyince kontrol ettim yeniden. Bir göz muayenesi vakti gelmiş olabilir belki diye söylüyorum.

      Bir gün bütün bölgeyi gezmek lâzım, ama bu kadarlık kaçamak bile çok iyi geldi :)

      Sil
  5. Tallinn de yerdeki ayak izlerini takip etmiş, sahiplerini aramıştım ben de :) Gece olunca karanlıkta tüm kiliseler ürkütücü zaten. Ne güzel bir gezi oldu Handan. İyi ki planladın canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok eğlenceli oluyor, değil mi Tülin :)

      Evet, gerçekten de çok ürkütücüydüler.

      Gitsem mi gitmesem mi diye çok arada kaldım ama iyi ki gitmişiz diyorum şimdi :)

      Sil
  6. Bu oklardan bizde de çokca olsa. Malum Macellan gibi turlaya turlaya aynı yere geliyoruz.

    Senin için durum farklı ön kapıyı bulamadığı nda bilumum kapılar deniyorsun. Bence oklar seni takip etmeli😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumu okuduğumda bir gülümseme belirdi yüzümde Mukaddes, çok teşekkür ederim :) Her zaman diğer kapıları deneyecek enerji ve umudumuz olsun, hep ok gibi olalım hayatta :)

      Sil
  7. İnsanın içinde enerji ve keyif olmayagörsün :) Çok tatlısınız ❤
    Çay keyfine bayıldım!
    7'de dükkan mı kapanır? Batar bunlar (Evet Türküz biz 😂)
    Görsel şölen yaşattın yine bize Handancım ❤
    Keyfiniz ve çılgınlığınız daim olsun :)))
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaa Dağınıkım, batar bunlar :)

      Hepimizin daim olsun canım, bizden de sevgiler :)

      Sil
  8. sizi gidiiiii takıntılılaaar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe, ama işe yaradıııı :)

      Sil
  9. Ne şahane bir gezi olmuş Handan, ben de sizle gezdim, liteye de aldım bu şirin kasabayı:) Ben vize konusunu oracaktım, çabuk çıkıyor mu, sorun çıkarıyorlar mı, gitmeden ne kadar süre önce başvurmalı, bir ara da bunları anlatsan süper olur:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Baharcım vize konusunda hiç bilgim yok, bizim yeşil pasaportumuz var. Bu ülkelere vize almadan girebiliyoruz.

      Kasaba baharda çok güzel oluyormuş, aklında olsun :)

      Sil
  10. Müthiş görünüyor Handan.Ok fikri de harikaymış.Geziyi oyuna dönüştürmüş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok keyifli bir oyun oldu Aytül, hatta gece ilerledikçe tam bir maceraya dönüştü.

      Sil
  11. Anne-oğul mu gittiniz? Süper...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, başbaşa gittik, çok güzel oldu Sezer :)

      Sil
  12. Kiliselerin gece korkunç göründüğü konusunda mutabıkız :))

    Sizin bu maceracı ruhunuza bayılıyorum, ben hava kararmaya yakın ürküp kesinlikle pes etmiştim ahahahaaaa :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten korkunçlar Şebo, bir de çanlar çalınca sessizliğin ortasında tam korku filmi.

      Oklara güvenmelisin arkadaşım, onlar seni sağlıcakla gezdirip evine gönderir, ürkmeye gerek yok :)

      Sil