14 Kasım 2017 Salı

Mobbing/Mini Hikâye (Kültür Sanat Mevsimi 13)

Sinemadan çıkıp sahildeki kafeye oturan Sinem karşısındaki çifti ister istemez izlemeye başladı.  İzledikçe de gerildi. Sinir bastı.

Üzerine kolunu atıp abanmış erkek arkadaşına inceltilmiş sesiyle

"Aşkım yaaa, nefes alamıyorum"  demekteydi genç kız.

- Demek nefes alamıyorsun aşkım. Ben sana deli gibi aşık olup içime sokmak isteyeyim, sen beni sevmiyorsun o kadar.
-Ne alâkası var yaaa.
- İnsan sevdiğinin sarılmasından sıkılır mı be.
- Sıkılmadım ki sarıl hadi..
-Yok yok sevmiyorsun sen.
-Hiç sevmem mi yaaa. Bak sokuluyorum böyle böyle.

O sırada telefonu çaldı kızın. Kimin aradığına bakıp açmadı.

-Neden açmadın telefonunu?
-Amaaan Arzu arıyor, şimdi bi saat konuşur.
-Arzu mu, onun telefonu farklı bir melodi çalmıyor muydu?
-Değiştirdim geçende.
- Yanımda neden konuşmak istemedin? Benden gizli konuşacak birşeyleriniz mi var?
-Ay aşkım, ne diyorsun seeen. Geçen gün uzun konuştuk diye söylenmemiş miydin?  Onun için açmadım, kısa kesemez o şimdi.
-Yoksa başka biri miydi arayan.
- Ne başka birisi?
-Ne bileyim aranan sensin.
- Arzu işte ya, al ara istersen, Allah Allaah.
-Yok canım, ne arayacağım, öyle diyorsan öyledir.

Sinem bir sigara çıkartıp yaktı. Derin bir nefes çekerken içinden "kaç o adamdan kızım, koşarak kaç" diye geçirdi. Telefonunun yanıp sönen ışığını görmezden gelip bir çay daha istedi. Bir de şu sesleri duymasaydı.

- Sende bir durgunluk var bugün.
-Ne durgunluğu, yok bir şey.
-Yok yoook, ben anlarım, var bir şey. Aklın kaldı şu arayanda. Benden ayrılır ayrılmaz onunla buluşmayı hayal ediyorsun.
-Aşkım yaa, durgun murgun değilim. Yemek yiyorum. Sende sinirli sinirli davranıyorsun. Sustum ben de.
-Bak, var bir şey demiştim. Ama benden olamaz, kesin aklında başkası var.
-Yok.
-Zaten sarılmadın da.
- Ya ben sarılamam o kadar kimseye demiyor muyum sana, çok sıkı sarılınca hasta gibi oluyorum.
-Sevseydin olmazdı.

Sigarasını son bir nefeste içip kalktı Sinem. Elindeki telefonuna baktı, yirmi okunmamış watsup mesajı.

-Neredesin?
-Film bitmedi mi daha?
-Bu saatte nasıl geleceksin eve?
-Alayım mı seni?
-Huuuu
-Gece gece filme gitmek de nereden çıktı ki zaten?
-Çocuklar uyudu.
-Ben de yatıyorum madem.
-Beklemeyeceğim seni.
-Taksiye bin.

Bir anda telefonunu kaldırıp denize fırlattı. Kıyıya oturup öyle bakakaldı. Uzaktan hâlâ sesler geliyordu.

-Tamam tamam inandım. Seni çook seviyorum da ondan böyleyim anlasana kızım. Aşığız işte.
-Aşkıııım.

Başını sallayıp eve doğru yola koyuldu. Nasıl olsa orada dursa da gecenin ve denizin tadını çıkartmasına imkân yoktu . Hayatındaki bay doğru, neler yapması gerektiğini bir bir ona dikte ediyordu. Nefes alamadığını hissedip yaktı bir sigara daha..

(Kültür Sanat Mevsimi nedir? )

16 yorum:

  1. Çok gerçekçi bir mini hikaye Handan'cığım, eline sağlık.:)

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir hikaye olmuş. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ebemkuşağı :)

      Sil
  3. Hikayen güzel olmuş, gerçekçi.Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Offf valla okurken ben nefes alamadım ve "terk et kız onu" dedim hep:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denilmeyecek gibi de değil Kadriye ne yazık ki kimi kızlar bunu güzel bir şey sanıyorlar :(

      Sil
  5. Hikayeyi telefondan okumaya başladım. Şarzım bitti. Hemen Pc yi açtım. Devamını okudum. Sonu da bir nefeste bitti... Hikayenizi çok beğendim. :)
    Biz kadınları azıcık daha serbest bıraksalar, daha rahat nefes alsak değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Zülâl :)

      Keşke öyle olsa. Ve keşke genç kızlarımız aşkla boyunduruk altına almak arasındaki farkı görebilseler.

      Sil
  6. Handaaannnn kalp ben çok kalp hemdeee...
    Hikayen çok güzel... ve de çok anlamlı ♥

    YanıtlaSil
  7. merhhaba blogumu yeni açtım bende beklerım :)

    YanıtlaSil