14 Şubat 2017 Salı

Dün Akşam Toulous'un Sokaklarında Dolaştım Yeniden

Eski fotoğrafların temizliğine devam ederken Toulous klasörüne geldim.


2011 Eylül... Kırk  bir yaşıma  bir ay kala hayatımda ilk defa yurt dışına çıktım :) Kırk yılda bir deyimini kelimenin tam anlamıyla gerçekleştirdim anlayacağınız.


Tuhaf bir zamandı aslında. Can sekiz ay evde bekledikten sonra yeni iş bulmuştu kendisine. Eğitim sürecinde olduğundan maaşı da çok azdı o sırada , sadece ev kirası diyeyim anlaşılır. Bankadan kredi çekmiştik. Ben sürekli tutumlu moddaydım.



Derken eve ikinci tablet alındığında şalterim atmış. İş için alınmıştı ama iki ay önce diğeri de aynı şey için alınmıştı netekim.

Neyse, beş altı haftalık eğitimi Toulous'daydı .. Ağustosta gidecekti. Temmuz ayında hayatımda hiç yapmadığım bir şeyi yapıp internetten kendime uçak bileti aldım.


Lise sonda hani kariyer için kişilik testleri yaparlar ya, benimkisinde kaptan, orman korucusu falan çıkmıştım. Sonradan dönüp baktığımda ne kadar isabetliymiş. Oysa kırk yaşımdaydım, o testte sakın yapma denilen meslekleri seçmiş, kendi istediklerimi hep erteleyerek daha uygun zamanları bekliyordum.


Ama erteleyen bendim hep. Kimsenin suçu değildi bu benden başka..



İşte o gün bir anda harekete geçip uçak biletlerini aldığımda içimde pişmanlıkla karışık bir hayret belirdi.


Can, ben eğitimde olacağım seninle ilgilenemem ki dedi. Sanki benim ilgiye ihtiyacım varmış gibi. Önemli değil ben ve fotoğraf makinam  oyalanırız dedim.


Evliliğimizin ilk tatili dışında hiç baş başa tatil yapmamıştık. Çocuklarımsız bir yere gitmeyi hiç bir zaman istememişimdir. Ama biliyor musunuz arada gerekiyormuş.


Her ne kadar doğa tarihi müzesi , park falan gördüğümde keşke oğluşlarım da olsaydı desem de, harika on gün geçirdim. Otel benden ekstra  para da istemedi, iyi mi :)


Ben  kendi insiyatifimde olmayan işler hakkında mızıldanmam, Allah'a havale ederim. O sırada da istediğimiz kendiliğinden oldu, bütün sınavlar ve dersler bize göre denk düştü , düşündüğümüzden çok daha fazla birlikte zaman geçirdik .


Kendimle baş başa kalmayı özlemişim, parklarda sokaklarda koşturmadan yürüyüp fotoğraf çekmek, müzik dinleyip sakince izlemek harika geldi.


Fransızlara je ne sais pas français (Fransızca bilmiyorum) deyip ardından karşımdakilerin daha da şevkle konuşmalarını görmek gülümsetti. Bir dükkânda aldığım hediyeyi paket ettirmek isterken hatırladığım cadeau (Hediye) kelimesi mutlu etti.


İşte dün akşam fotoğraflara bakarken bütün bunları hatırladım.


Orası hayalimdeki bir yer değildi, aklımın ucunda bile yoktu her halde ama hayallerimin tatillerinden birisini yaptım. Hayat biz biraz kıpırdanınca aralıyor kapılarını, kalkıp açanlar kazanıyor.


Önümüzdekileri toplamazsak yakınmaya hakkımız yok sanırım ..

Herkes içeride şarap tadımı yaparken bağa dalmış mutlu Handan fotoğrafımla yazıma son veriyorum.

İyi ki gitmişim...

34 yorum:

  1. bir daha boylesi denk gelmez... ne şimdi ne sonra pişmanlıkla başlanan seyler bazen guzel gunler getırebılıyor.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de denk gelmez Kahveli :)

      Sil
  2. Önce o mor kapıya bayıldığımı söylemek istiyorum. Sonra ise aslında gerçek Handan bu yada benim yazılarından tanıdığım Handan diyelim. Bazen o kadar fazla anne oluyoruz ki kendimize ve eşimize vakit ayırmayı ve o duyguları yaşamayı unutuyoruz. Harika bir şey yapmışsın gene yap hep yap:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mor kapı 41 numarasıyla tam o anki halimi yansıtmaktaydı Kadriye :) Evet kendimize vakit ayırmayı unutuyoruz, ya da fırsat bulamıyoruz , oysa hayat hızla gelip geçiyor.

      O bir başlangıçmış, artık daha çok yapıyorum , biliyorsun :D

      Sil
  3. ne iyi etmişsin. bazen fazla düşünmeden hareket etmek lazım
    Çenebaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen öyle yapmak lâzım gerçekten de Çenebaz.. Bir gelecek için plânlar yaparken hayat akıp gidiyor :)

      Sil
  4. Arada səyahətə çıxmaq, bilmədiyin yerləri gedib gəzmək, dolayısı ilə günlük qayğılardan qısa bir müddət də olsa uzaq qalmaqla ən az bir illik enerji şarj etmiş olur insan. Kaş ki, hər il belə bir imkanımız olsa. İnşallah təkrar gözəl bir səyahət nəsibiniz olsun. Sevgilər.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke olsa Umman. Sanırım sevdiğimiz şeyler için şartlarımızı zorlamamız gerekiyor. İnşallah hepimize nasip olsun güzel seyehatlar. Hoş geldin bloğuma :)

      Sil
  5. Yüzün hep böyle gülsün e mi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiin Yurdagül, hepimizin gülsün yüzü hep :)

      Sil
  6. Handan'cığım ne güzel yerler, nehir, dere, ağaçlar, çimenler bayılırım, iyi ki gitmiş, gezmişsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etiketlerde Toulous'a bakarsan uzun uzun postlarım var o zamandan Müjde, hoşuna gidebilir :)

      Sil
  7. O tatilin tadı bir başka olmuştur be Handan :) Ne tesadüf bende ilk yurtdışı tatilimi 40 ı 1 geçe yaptım :)))) Ve işin garibi uçağa da aynı anda bindim ahahaaaa :)))

    Cezmi Ersöz'ün 40 yılda bir gibisin diye bir kitabı vardır ya o geldi bak aklıma şimdi :) Bu akşam eve gidince senin için herhangi bir sayfasını açıp, o sayfadaki ilk paragrafı okuyacağım :)))
    İçimden öyle geldi ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha. Boşuna birbirimize bu kadar yakın hissetmiyoruz Şebo. Tamam bana da gönder fotoğrafını sayfanın 😘

      Sil
    2. Tarihsiz, itaatkar, kimliksiz, kimliksiz olduğu için sonsuz cömert, sonsuz dilsiz bedenler...Bana ya da bir başkasına ait olup olmadığı bile önemli olmayan bedenler... Şu an abartılı, zorlama bir yakınlığın var bana karşı...

      Bu çıktı bahtımıza :) Dün akşam fotosunu çektim ama buraya yapıştır yapamıyormuşuz :) Sabaha kaldı yazmak...
      Günaydın bu arada. ♥

      Sil
    3. Teşekkür ederim canım :) Sana da günaydın :D

      Sil
  8. Yanıtlar
    1. Teşekkürler Mert. Senin gibi erken maceralara atılamayınca geriden geliyoruz biraz :)

      Sil
  9. Ay Handan aynen yaa,çocuklarımsız bir yere gitmem diye tutturup hiç bir yere gidemiyoruz 😜Ne iyi yapmışsın.Keşke gene yapsan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece kendimizden sorumlu olmak o kadar dinlendirici ki Sevda, lâzım, ara ara lâzım :)

      Sil
    2. Evet ya,biliyorum beni de eşim zorla götürdüydü bir hafta,ne iyi gelmişti.İnsan sevdiği adamla birlikte olduğunu baş başa kalınca haturlıyor,öyeki zamankarda yanında bir adam var işte,esas işin çocuklar oluyor 🤗

      Sil
    3. Seni eşin zorla götürmüş benimki de zorla götürdü ama benim zorumla Sevda :D

      Biz şu anda şanslıyız aslında Can'ın işi belli bir düzende olmadığından hafta içinde başbaşa kalabildiğimiz zamanlar oluyor. Çok fazla da değil, bak o zamanda daral gelir bana, tam kıvamda :D

      Sil
  10. ooo ne kadar motivasyon yüklü bir anı.. ben de çıkmadım daha yurtdışına yaşım 40 oldu kızzz ben de 41 de çıkarım inşallah. Cesaretin ve özgüvenin seni kurtarıyor maşallahın var senin. Orman korucusu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak şimdi bu yazıyı okudun ya aklının bir köşesine yazdın Derya, çıkacaksın 41 e kadar :) Olmadı, benim gibi yap bir anda al biletini. Can ya benim eğitimim iptal olursa, kesin değil ki her şey diyordu. Valla iptal olursa size bay bay, ben bir gidip gelirim demiştim :D

      Orman korucusu olmam lazımdı benim, ah ah :)

      Sil
  11. Çok haklısın Handan, kıpırtı lazım. Anılarınla çok güzel anlatmışsın bu durumu. Bayıldım.

    YanıtlaSil
  12. Plansız işlerden iyi anılar çıkıyor. Beklentisiz, telaşsız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de nasıl Burcu . Ama üç erkeğin işlerini denk düşürebilmem için benim sürekli plan yamam gerekiyor ve çok yoruluyorum...

      Sil
  13. Çok güzel bir yazı zevkle okudum :), umutla doldum bir an. Çok güzel anlatmışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizi motive edecek hikâyelerimiz paylaşmak iyi oluyor Öneri Makinesi :) Teşekkür ederim :)

      Sil
  14. Yazınızı zevkle okudum, fotoğraflarınızı da çok beğendim. Emeklerinize sağlık:)

    YanıtlaSil