11 Ocak 2017 Çarşamba

Medarı Maişet Motoru

Sait Faik'in okuduğum ilk romanı.


Arka kapakta da belirtildiği üzere okuyucuyla buluşmak için uzun ve bol sansürlü bir yoldan geçmek zorunda kalmış. Elimdeki kesintisiz orjinal hali.


Kesilen kısımlar koyu renk basılmış,  okuduğum zaman saçmalıkların her devirde olduğunu görüp biraz rahatladım doğrusu.




Kitabın en sevdiğim yanlarından biri kelimelerin anlamlarının sayfanın altında açıklanması oldu. Direk metin içinde düzeltmek yerine böyle yapılması kelime dağarcığını arttırması hem de orjinal halini koruması açısından hoşuma gitti.


Babababa, koyu renklerin sakıncalı hallerine bak hele :)

25 yorum:

  1. Şaka gibi Handan :))
    Pehhhhh !!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı şakalar hiç değişmiyor sanırım Şebnem :l

      Sil
  2. Gerçekten de sakıncalı cümlelermiş ama Handan. Sen görmedin mi sakıncalarını :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sakıncalılar çok Elif :D

      Sil
  3. Yuh ya!
    İmeceyi mi sakıncalı gördüler acaba? Biraraya gelmeyi mi?
    Allah'ım nasıl kafa bunlar? Her devir var.

    YanıtlaSil
  4. İnsanlar o koyu kelimelerde kendilerinden bişeyler bulmuştur yasaklamak için. Menfaatlerine ters düşen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl bulmuşlar inanılmaz Küçük Mucizelerim.

      Sil
  5. Sait Faik' i hiç okumadığımı fark edip geçtiğimiz günlerde Seçme Hikayeler kitabını almıştım. Hoşuma giderse senin önerdiğini kitabı da alayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sait Faik'le hayatın içine dalıp zamanın İstanbul'unda dolaşmayı seviyorum Turgay.

      Sil
  6. İnsanoğlu her dönem aynı. İlerleme kaydetmiyor bir de üstüne geriye gidiyor... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli daha kötüye mi gidiliyor, hep aynı kötülükte de biz mi büyüdükçe görüyoruz,o kısmı bilemiyorum Persephone. Umarım ikincisidir.

      Sil
  7. Tesekkür ederim Handan, bunca yil sonra Sait Faik'i ne cok özledigimi farkettirdin. Galiba bi dalacagim kütüphaneye bakalim bulacak miyim? Bu kitap her halde yeni basildi, bunu da ayrica not alip arayayim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de uzun zamandır okumamışım Evren, çok iyi geldi :)

      Sil
  8. hakkaten sansür her dönem bir garip oluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her dönem başka komik Nilgün :)

      Sil
  9. Ahhahaha nası sakıncalı onlaaaarrrr!!
    Bir de blogunda yazmışsınnnnnn tövbe haşaaaaaa ;D
    :))))
    Çok güzel oldu bu bilgi teşekkürler Handan ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çarpılır mıyım ki Dağınık Anne :D

      Sil
    2. Ahhahaha çarpılırsan sorarlarsa beni tanımıyorsun Handan aman ha ;P :D

      Sil
  10. Anlamazsan yasaklarsın....
    Bir zamanlar kahve içmek yasaklanmış daha ne...1

    YanıtlaSil
  11. Bu yasaklarla ilgili Sait Faik'i mahkemelerde uğraştırmışlar. Yazık vallahi. Toprak-köylü-agalık-uşaklık paragrafını anlayabilirim ama berber-mors alfabesi neyin nesiymiş ki?
    Şu olabilir diye aklıma geliyor; 30 yıl sonra bugün yazılan 'ayakkabı kutusu' yazılarını okuyanlar siyasal ortamı bilmiyorsa anlamayabilirler...
    Uğur Mumcu'nun yargılanması sırasında, savcı onun yazdığı yazısında 'sağdan sola soldan sağa salla bayrağı düşman üstüne' cümlesindeki bayrak sallama eyleminin yönüne takılarak suç unsuru çıkarmaya çalışmıştı. Tiyatrosunu izlemiştim. Kahkahalar atmıştık. Ama gerçekte erk, saçma görünse de en masum cümleden bile suç unsuru çıkarmasını becerebiliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dördüncü Murat zamanı burun demek bile yasakmış ya Zülâl, dediğin gibi en masum cümleden bile niyeti kötü olan neler neler çıkartır.

      Sil