5 Eylül 2016 Pazartesi

Çocuklar Masaya Yayılmış Kartlarıyla Oynarlarken Kendimle Gurur Duymaktayım

Sor bi sor, niye gurur duymaktayım ?

Efendim aslında oldukça disiplinli bir anne olmaya çalıştığımı söyleyebilirim. Biz terazi anneleri öyle olurmuşuz biraz. Hoş benim yükselenim yay olunca disiplin ve hadi yağmurda çıplak ayak bahçeye koşalım arasında gidip gelen ruh halimle başa çıkmaları gerekiyor çocukların ama neyse konumuz bu değil :)

Bizim evde bilgisayar sürelidir . Okul zamanı bir saat. Tatilde bu süre son senelerde üç saate kadar yükseldi. Ve fakat ipin ucu sık sık kaçmakta. Tatile yeni girdiklerinde hadi biraz keyif yapsınlar, arada hadi sabahlama macerasına çıksınlar, arkadaşları geldi dokunmayalım, evde olmayacağız özleyecekler falan derken geçen gün bir baktım sabahtan akşama ekran karşısındalar. Bilgisayar yoksa tablet yoksa nintendo yoksa psp hiçbişi yoksa telefon. (Evet saydıklarımın fazlalığının ben de farkındayım ama teknoloji ve alış veriş çılgını bir babamız var , bu benim olayı frenlemiş halim. )

Metos'un erken yattığı bir akşam Bilgiç'i yine tablette bir şeyler izler görünce dedim oğlum buraya kadar. İki saat bilgisayar süren var iki saat de video izleme süren. İyice abarttınız, biraz da başka şeylerle ilgilenin, zombiye döndünüz.

O da, aaa ne kadar haklı söylüyorsun anneciğim , zaten malak gibi bunu izlerken yaratıcılığımın da öldüğünü hissetmeye başlamıştım dedi.

Hahaha.

Anacım, o mantıklı açıklama yapıp da ikna edebildiğin çocuklar kategorisinde sadece bir çocuğum var. Bir anne olarak %50 lik bu şans oldukça iyi farkındayım ama vallahi diğerinin ikna olmazlığı  beş çocuğa değer...

Neyse, aramızdaki konuşma şu şekilde gelişti :

- Bundan sonra bilgisayar sürelerine uyuyoruz, günde iki saatten fazla video izlemek de yok.
-Hayır izleyeceğim.
-Ne demek hayır izleyeceğim. O kadar fazla ekrana bakmak hiç sağlıklı değil. Hele ki senin gibi yetenekli bir çocuk üretmek yerine sadece izliyor.
-Hayır anne, tatildeyim istediğimi yaparım. Sen de bana karışamazsın.

(Beynine kan sıçramış anne geçen on dört yılın deneyimiyle ciyaklamadan ve yakasına sarılmadan derin bir nefes alır.)

- Gayet de karışabilirim ve de karışıyorum Bilgehan. İki saat bilgisayar iki saat video. O kadar.
-Karışamazsın, izlerim ben.

(Bu şekilde bir kısır döngünün içinde hiaaayt diye dalmadan çıkmanın mümkün olmadığının bilincine erişmiş anne bir derin nefes daha alır)

-Demek, istediğini yapacak kadar büyüdüğünü düşünüyorsun. O zaman iki seçeneğin var oğlum. Ya benim dediğimi yaparsın  ya da yarın sabahtan itibaren kendi bildiğini okuyacak kadar büyüdüğüne göre her işini kendin halledersin. Kahvaltındı, çamaşırındı hiç uğraşmama gerek yok o zaman benim.
-Anneeee.
-Anneee neee, hem kafanın dikine git hem anne peşinden koşsun. Yok öyle. İki seçenekten birini seç.

Tabi bu konuşmanın son, hımm öyle mi , çok haklısın anneciğim şeklinde kısa sürede bitmedi ama on gündür bizim bilgisayar süreleri düzgün işliyor. Çok şükür. Dilimi de ısıriim durun :)

İşte şu anda içeriden gelen kart oynayan çocuk sesleri bana harika gelmekte. Gurur duymiim de ne yapayım ha:D

24 yorum:

  1. Olması gerekeni yapmış ve başarıya ulaşmışsın.
    Tebriklerr Handan :) Maşallah...
    Bilgehan'a Yeşilay Derneği'nin bağımlılar listesini göster. Lise çağında bir gencin günde en fazla kaç saat internet kullanması gereken tabloyu da..
    Bilgehan, üzgünüm ama annen çok haklı canım ;) Seni de tebrik ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli kendimizi her bahaneyle dışarı atıp dünyaya karıştırmaya çalışıyorum ama çocuklar neredeyse internette yaşayacaklar. O kadar yorucu ki sürekli müdahalede bulunmak Zeugma. Bu raundu kazandım ama iş bitmiyor :)

      Sil
  2. Gurur duy tabii kuzuşlar:)

    jengaa'yı da tavsiye ederim çok eğlenceli bir oyun hem mantık hem zeka geliştiriyor biz deli gibi saatlerce oynuyoruz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kart oyunlarına da önceleri pek sıcak bakmıyordum ama geçen senelerde onlarla oynamak için öğrrnince fark ettim ki ciddi anlamda zekâ çalıştırıyormuş Siyah Kuğu, üstelik kartlar ingilizce,o konuda da gelişiyorlar. Jengaa da çok eğlenceli olmalı,bir onu almadık herhalde biz :)

      Sil
  3. :) çocuklar işte. İyi bir koz kullanmışsın ama :) benimkilere de haftada 2 yanda 3 defa yaklaşık 2 saatlik çizgifilme izin veriyorum. O da arkadasları geldigi zamana denk getirip Almanca bir seyler acıyorum. Bir tasla iki kus misali. Tabi benimkiler daha küçük kolay oluyor yönetmek de bunların da gelecek bana karışamazsın diyecekleri Zaman'lar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah çocuklar küçükken ben de daha kolay idare ediyordum Bize Her Yer Okul, sonradan nasıl bütün oyuncaklardan uzaklaşıp bilgisayar çılgını oluyorlar inanılır gibi değil. Dış dünyaya açıldıkça daha da zorlaşıyor işler. Neyse ki dediğimi yapacağımı bildiklerinden hâlâ sözlerim işe yarıyor, hayır dediklerimi evete çevirmemiş olmanın meyvelerini topluyorum şu an.

      Sil
  4. Vallaha da BRAVO!

    20 küsür yildir bir cocuk psikiyatrisinde calisan ve bu gibi durumlarla bogusan ve cogunlukla basarisiz olan (o yüzden bize basvuran) ebeveynlerle ve cocuklariyla hasir nesir olan biri olarak, tam örnek ve alkislanasi bir durum diyebilirim (Ben bile bu konuda senin kadar basarili olamadim hic). Valla ben de gurur duydum su an senle Handan'cim, nekadar gurur duysan az, diyim ben sana. Bayildim!:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar doğduklarından beri disiplinli olmanın avantajını yaşıyorum sanırım Ayşecim. Kendimi yetersiz,çaresiz ve etkisiz hissettiğim anlar o kadar çok ki, ama ben yapamazsam başka kim yapacak bu işleri. Umarım doğrusunu yapabiliyorumdur, biliyorsun bu işlerin doğrusu yanlışı hiçbir zaman kesin değil.

      Sil
  5. Hahahah,zaten tehdit etmeyince bir sonuç çıkmıyor,biz de teknolojiklerinizi alırız diye tehdit ediyoruz.Bizim Beliz'le sizin Bilgiç tam aynı tarz.Bilgiç'in araba dolusu lafı aynı Beliz ablasının lafları.Tabi bu laflar babaya söylenince diyalog yukarıdaki gibi ilerlemiyor,kıyamet kopuyor bizde,ben de box hakemi gibi arada kalıyorum.Yemek ,çamaşır işlemiyor bizimkine ama telefonunu alınca çocuk nöbet falan geçiriyor,hahahha,Murat kalksın okutacağım yazını,olmadı bu kız diye sızlanıp duruyor çünkü.Ayrıca daha önce de tebrik ettiydim gezmeye çıkardığında,gene ediyorum.Kız arada bizimkiler de kutu oyunu çıkarıp bizimle oynarlar,ben de acıcık gurur duysam kendiminen olur mu 🤓

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duy tabi bacım, putlanta gibi çocuklar yetiştirmişsin, daha ne olacak :)

      Sil
  6. sen gurur duyma da kimler duysun Handanım? bu devirde çocuğuna söz geçirebilen bir anne. alkışlıyorum
    Çenebaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğduklarından beri dediğimi yapıp, gereksiz yere hayır demeyip dediğim zamanlarda da sözümden geri dönmediğim için sanırım benim dediklerimi dinlerler biraz Çenebaz. Bilgiç küçükken tam iki saat ona hayır dediğimi bilirim. O da bana "Bi cevap bekliyorum anne!" derdi :) Hâlâ da ikna olmuyor anacım, nirvanaya ulaşıcam yakında :D

      Sil
  7. Ayni taktigi ben de bazen kullanmaya basladim. Benim oglan da büyüdü "sen bana karisamazsin" demeye basladi artik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman aman yerim onu ben Evren, büyümüş de karışamazsın moduna geçmiş ha :)

      Sil
  8. Harikasın Handan tabiki gurur duymalısın . Bu arada sende bir yaylık olduğunu anlamıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi böyle anlar öyle ender oluyor ki gurur duymamak elde değil Kadriye :) Bir yaylık olduğunu nereden anlamıştın merak ettim bak :)

      Sil
  9. Yürekten tebrik ediyorum:) Benim oğlum ufakken bu kadar yoğun değildi bu cihazların kullanımı. İyi ki değilmiş diye düşünüyorum. Bu konuda çocuklarla uğraşmak gerçekten zor. 3 yaşındaki yeğenim bile ölüyor o telefona kavuşup video izlemek için. İnanılmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten inanılmaz Sezer. Aktiflikten pasifliğe çılgın bir geçiş yaptık. Yaşamak izlemekten ibaret bugünlerde ne yazık ki..

      Sil
  10. bilgisayara süreli izin veriyorum ben de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçükten başlayınca ergenlik çağı da daha rahat atlatılıyor Bahar.

      Sil
  11. ahahahaaaaaa :)
    Benimki henüz karışamazsın bana kısmına gelmedi ama hissediyorum dilinin ucunda :))
    Öyle bir burnundan nefes alıyor ki... Hele o bakışlar offf diyorum.
    Bu yazı şükür hem Arden sayesinde hem de şu saat kazanmaca kuralları sayesinde ucuz atlattım. Son günlerde ipin ucu bizde de kaçtı. Okulların açılmasını bekliyorum ben de despot anaya dönüşmek için. Şu ara kendimi bile toparlayamıyorum zira...

    Lafın özü, sen şahanesin bacım ♥
    Sabah feyzimi aldım anlayacağın :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahah gözümün önüne gelebiliyor onun da halleri Şebnem :) Evet arada ipin ucu kolay kaçıyor, yoruluyoruz yahu her daim tetikte durmaktan. Hayır çocuklar büyüdükçe daha rahatlayacağım derken ters tepiyor :)

      Öptüm seni :)

      Sil