27 Ağustos 2016 Cumartesi

Vitrin Düzenlemeye Çalışıyorum.

Yıllarca bol gömme dolaplı evlerde yaşadıktan sonra şimdiki evimize taşındığımızda ciddi bir yerleşme problemi çıktı. Aslında ev çok küçük değil ama biz pek fazla ıvır zıvıra sahibiz. Üstelik evin üçte biri salon, diğer odalar minicik.

Bir yandan toz alırken pratikliği seven ve elinin altında az şey isteyen bir kadınken bir yandan da biriktirme sevdam olunca kendimle çelişip sinir olmaktayım.

Neyse ki vakti zamanında kocaman mobilyacıda bize mantıklı boyutta gözüken ama eve geldiğimizde biraz abarttığımızı fark ettiğimiz bir vitrinimiz var. Şansımıza genelde salonlarımız büyüktü de sorun yaşamadık.

İşte bu vitrine ne bulsam tıkmaktayım.

Dvdler,kitaplar,ansiklopediler,yemek takımı, masa örtüleri,defter kitaplar, kasetler, oyunlar, neler neler. Camlı kısmına da sevdiğim ama dışarda karmaşa yaratmasından hoşlanmadığım minik objeleri, nikah bebek ıvır zıvırlarını ( ki çok ciddiyim sadece badem şekeri verilen günleri çok özlüyorum,yiyorduk bitiyordu en azından. Her köşeden sürekli üzerime gelen ve veren kişilere sevgimden atamadığım bilimum normalde evime sokmayacağım objeden illallah dedim) velhasıl elime ne gelirse koyduğumdan artık görüntüsü içime fenalık getirmeye başlamıştı.

Önce bir kutu alarak işe başladım. Can'ın senelerce aldığı bir milyon plaketi yok ettim oradan. Şu bilmem kaçıncı yıl anısı plaketlere de ayrıca gıcığım. Dünya üzerinde bunlardan daha manasız bir hediye varsa şu yılın en iyisi annesi babası oskar heykelcikleridir herhalde ki bizimkiler bana almak gafletinde bulunsalardı paralardım büyül ihtimal:)

Ay çenem düştü :)

Sözün özü henüz nereye kaldıracağımı bilemediğim dağınıklık masanın üzerinde duruyor olsa da ben sevdiklerimi yerleştirdim :)


Yıllarca aklıma şarap ikram etmek bile gelmediğinden bir köşede boş duran kadehlerimi geçen yıl süs objesi yapmıştım. Onları daha görünür şekilde sıraladım. Paralar,taşlar, misketler,meşe palamutları,kuru çiçekler ve kayalar :) Arkadaki kolonya şişesi de rahmetli anneanneciğime küçükken hediye ettiğim bir anneler günü hediyesiydi. Nereden nereye...


Hani neredeyse yediği çikolataların paketlerini bile biriktirecek olan Bilgiç'in minyatürleri. Gittiğimiz yerlerde alış veriş yapmaya bayıldığından hiç olmazsa az yer kaplasın diyerek bunlara izin veriyorum.  Şimdiki yerlerinde daha albenili oldular.


Minik kar kürelerim. Onlar da kendilerini göstermiyorlardı. Dışarı koysam tozlanıyor, güneşe koysam suyu bozuluyor. Burayı sevdim şimdi :)


Çenebaz en sağdaki küre tanıdık geldi mi :)

Alttaki taşan kitaplara da dikkatinizi çekerim yalnız :)


Bu bisikletlerden birisi Sessiz Prenses'in hediyesi. Onda görüp çok beğenmiştim. Bir baktım bana getirmiş:) Diğeri de sonra geldi. Kavanoz balık kavanozu,  balık bakma miyadımın dolduğuna karar verince onu sokuşturacak yer ararken böyle bir fikrim geldi. İçinde rulo halinde evlendiğimizde gelen telgraflar ve benim gelin başımın çiçekleri var. Londra'dan aldığımız tüy kalem de yakıştı onların arasına :)


Bu da hiç kullanmadığım kapaklı tabak. Belki vitrine gözümün önüne koyarsam aklıma gelir de kullanırım demiştim ama şimdi de içindekileri çıkartıcam da alıcam da, ooo. Ama güzel gözüküyor :)


Can'ın Çin'den getirdiği onun gerçek olduğunu iddia edip benim bir yudumluk çay takımı mı olur süstür o diye ısrar ettiğim şeker takım. Bunu koyarken anneannemin vitrininde olup da oynamaya bayıldığım şeyler geldi aklıma, kim bilir belki bir gün oynayacak birileri çıkar benimkilerle de :)

Bu kadar gevezelik yeter, gidip şu masanın üzerindekileri nereye kaldıracağım, o işi çözmeliyim şimdi.

24 yorum:

  1. Benimde biriktirdiklerim objelerim çok fazla bende yavaş yavaş verme dönemine girdim evim çok büyük değil sıkıldığımı hissediyorum. Çok kullandıklarımı artık elveda deme vaktinin geldigini düşünüyorum. objeleriniz çok güzel çay fincanlarınıza Bayıldım Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında evdeki kullanmadığım eşyaları ve kıyafetleri hemen ihtiyacı olan birilerine veririm Mayıs Yağmuru,insan verdikçe ferahlıyor. Bir gün bunları da vereceğim ihtimal, şimdilik baktıkça gülümsediğim şeyleri el altında tutuyorum :) Çay fincanlarımı ben de çok seviyorum. Hatta Can bile şaşırdı o kadar sevmeme, normalde kızarım bana ne alsa :D Benden de sevgiler:)

      Sil
    2. :))) Olsun varsın Gittiği yere kadar gider bir gün birbirinize el sallar veda edersiniz Handan Kıyafet kısmına gelince yaklaşık 4 aydır almıyorum adlı bir kendimle ilgili deney diyelim kıyafet almama üzerine gayet iyi gitmekte hatta yazdım yakında ikincisinide yazacağım.

      Sil
    3. Ah kıyafet, çanta ve ayakkabı almam kolay kolay, çok ihtiyacım olmadıkça. Zaten hiç sevmiyorum :D Her çeşit ayakkabıdan bir tane vardır, en fazla iki kot pantolonum vardır. Çok çok ender sıkılıp yeni bir şey alırsam da diğerlerini veririm çünkü aklıma bile gelmez giymek :D

      Sil
    4. Alışveriş Kolik birisi olarak gıpta ile okudum :( Bende kendimi törpülemeye çalışıyorum. İnşallah başarılı olurum dur diyebilirim :)

      Sil
    5. Dört ay az bir süre değil,başarılı olacaksın bence :)

      Sil
  2. Çok hoş şeyler :)) Vitrin sevmiyorum ben pek, malum temizlik kısmı :)) heheh ve sanırım biriktirmek de çok hoşuma gitmiyor :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vitrin seviyorum çünki camlarını kapatınca tozlanmadan daha uzun duruyor Şenay :D Kıyafet,ayakkabı,çanta falan hiç biriktirmem ama bunlara kıyamıyorum. Ve fakat eminim bir gün hepsi postalanacak, bakalım ne zaman :D

      Sil
  3. Vitrin iyi ki büyükmüş.
    Minik minik birer anı hepsi. Ne güzel düzenlemişsin, eline sağlık;)

    YanıtlaSil
  4. Yanıtlar
    1. Hahaha, oğlanlarla müze gezerken bana müzeliksin anne diyorlar, duymasınlar dediğini Emine :D

      Sil
  5. Kar kürelerini severim, çocukluğuma götürüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukluğumdakiler daha güzel olurdu sanki Burcu, bunların içinde o kadar az kar koyuyorlar ki sanırsın altın tozu :)

      Sil
  6. evimde şöyle dizeceğim rafım bile yok, vitrini düşünemiyorum bile. çok güzel gözükmüş, elinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne ferahtır evin Büşra, özendim. Teşekkür ederim, en azından depo görüntüsünden vitrine dönüş yaptı.

      Sil
  7. hımmm, bir yerlerden çıkarıcam sanki:))))sen ne zor işe kalkışmışsın Handan, kolay gelsin. ama bitince de güzel oluyor. çay takımı çok şirin.kapaklı tabağın bu haline bayıldım. bence çok iyi değerlendirmişsin o şekilde.
    Çenebaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neyse bitti Çenebaz. Koca bir kutu eşya çıkarttım oradan. Hoş evden de çıkmadıktan sonra bir işe yaramayacak ama en azından vitrin güzelleşti.

      Sil
  8. Vitrin güzel de temizliği pıffff:( Hayatı kolaylaştıran bişiler yok mu yaaa:( Eşyasız, temizliksiz... Ellerine, emeğine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine vitrindekiler raflara göre biraz daha korunaklı kalıyorlar Persephone :)

      Eşyaları savurtup atma isteğim her geçen gün artıyor benim de.

      Teşekkür ederim, benden de sevgiler :)

      Sil
  9. Birgun geliyor, fotograflarda daha az yer almayi, hediyelik esyalar yerine anilari beyninde, kalbinde tasimayi yegliyorsun zaten. Acele etme Handan'cim. Hepsi kendiliginden oluyormus meger. Anneme yine hak verdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, hediyelik eşyalar konusunda bayağı ilerledim Tülin. Kar küresi beğenirsem bir tek o. Beğenmezsem o da yok :D Hafıza konusunda gerçekten çok kötüyüm ama. Koleksyonlarıma bunun için düşkün olabilirim :)

      Sil
  10. bir sıra kitap dizsen önüne de sıra sıra küreleri dizsen sığar mı acaba :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı raflar bir sıra kitaptı artık iki sıra halindeler Nilgün. Kütüphaneye ihtiyacım var gibi :)

      Sil