28 Ağustos 2016 Pazar

Hayat Çok Kısa Hadi Kalk

Son zamanlarda hepinizin dikkatini çektiği gibi çok gezmekteyim .  Sanırım sürekli yollarda olup fotoğraf çektiğim bir işim olmalıymış benim. Doğal güzellikler ve tarihi kalıntılar, kahverengi tabelaların peşinde dolaşırdım :) (Sonra da bir müddet evden burnumu çıkartmazdım :)


Geçen senelerde bacağım sakatlanıp bir ay evde yürüyemeden durduğumda dank etti kafama, gençleşmiyordum. Hayalimde gitmek görmek istediğim bir sürü yer vardı ama erteleyip durduğum bu hayallerimi gerçekleştirecek fiziksel halim ne kadar gidecekti ki.



Çok şükür sağlıklı bir insan sayılırım ama eklemlerim ve kaslarım yaşam kalitemi azaltıyor. Ara sıra moralim bozulsa da bana hayatın verdiği mesajlar olarak almaya çalışıyorum bunları.


Peki hayat ne mesaj veriyordu bana bacaklarının kıymetini bil mi diyordu. Hiç sanmam, bedenimin kıymetini hep bildim ben. Siz teşekkür eder misiniz ayaklarınıza tüm günü koşturarak geçirdikten sonra bilmiyorum, ben ederim. Aynadan kendime bakarken gözüme ağzıma teşekkür ederim. Ellerime. Tabi onları bana verene de :)


Hayat bana " hiçbirşeyi erteleme sakın " mesajı verdi o ay.



Evden çıkıp yeni yerler görmeyi çok sevmeme karşılık çoğunlukla gündelik hayatın koşuşturmasında önemli işlere enerjimi harcadığımdan hayallerimi bile unutmakta olduğumu fark ettim.


 İşte o zamandan beri daha planlı gezmelere başladım.



Can'ın düzensiz iş hayatı da işime yaradı aslında.  Ayın son günlerinde bir sonraki ayın programı çıkıyor (Mesela bugün heyecanla bekliyoruz çıksın diye) , ben de onu önüme alıp boş olduğu yedi günü planlıyorum. Sonra da hiç olmadığı günleri planlıyorum. Normalde ay başında oturup haftasonlarını düşünmezdim böyle :)



Kafamda plânlar oluşunca bir şekilde yapmaya da başlıyoruz. Normalde anında harekete geçip duruma uyum sağlayan birisi değilimdir. Zaten üç erkeğimin programlarından denk düşürmem de zor, ama erkenden plân yapınca herşey de ona göre ayarlanabiliyor :)Üstelik daha ucuza gezi imkânı da veriyor.

Pek uzun yazdım.



Sözün özü, her geçen gün yaşımız ilerliyor. Şimdi istediklerimizi on yıl sonra yapınca aynı keyfi vermeyebiliyor. Mesela beni şimdi bağlasan diskoda durmam, oysa gençliğimde gitseydim iki dakika oturmazdım :)



İmkansızlıkların ne kadarı gerçek ne kadarı bahane bir bakın. Siz hayalleri plânlara doğru kaydırınca önünüze çıkacak fırsatlara inanamayacaksınız.



Kendimden biliyorum ben :) ( Bakınız:)


18 yorum:

  1. Yazının başlığına çok güldüm Handan bacı. Tam temizlik yaptım, yorgun argın oturdum, başlık hadi kalk :)) Fotoğraflara bayıldım! Gezmenin, tebdili mekanın ve güzel insanlarla muhabbet etmenin ruha şifa olduğuna inanırım ben. İyi ki gitmiş görmüşsün. Şifa olsun ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha, oturma hatun, kalk kalk :)

      Fotoğraflar için bloğun derinliklerine baktım :) Onları yeniden güb yüzüne çıkartayım dedim.

      Evet gerçekten de şifalı. Hele bu sene çok yoruldum ama ruhum iyileşti.

      Teşekkürler 💖

      Sil
  2. Handan fotoğraflar yine harika. Papatyalı olan nedense apayrı cezbetti beni. Bulutlar bir numara ama. :)

    Farkındalık kısmını aşmış olmak harika olsa gerek. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Papatyalar beni mutlu ediyorlar BT :) Bulutlar Can'ın objektifinden,ben de çok severim.

      Harika demek isterdim ama aşacak o kadar çok şey var ki:) Yine de kırklı yaşlar bana çok iyi geldi diyebilirim :) Ya da çocuklar büyüdü de kendime geldim, o da olabilir :D

      Sil
  3. Fotoğraflar çok güzel, yazdıkların da öyle. Şimdi yağmur yürüyüşü esnasında düşüneyim bunları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Şenay, düşün bakalım :)

      Sil
  4. Bende Hayat sokakta diyenlerdenim. Hiç bir şey için ertelemeye değmez diyorum. Ve evet gezmenin tozmanın her bir durumu maddiyata bağlamam Hiç bir şey olmasa bile bir sandviç yapıp evimde yinede sokağa çıkabilirim. En güzelini yapmışın İyi gezmeler sana Handan :) Resimler muhteşem ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Mayıs, okula giderken bir otobüs bileti ve bir simit parasıyla kendimizi atardık sahile. Gidebildiğimiz kadar yürür sonra otobüsle dönerdik. Evet hiçbir şık yerde çekin yapmazdık, kimse layklamazdı birbirini ama çok mutluyduk yahu.

      Teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Öyle öyle o yürüyüşleri sorma ne anılar ne anılar Anlatılmaz yaşanır :) Başta kavak yerleri ....

      Sil
  5. Şimdi mi okunur bu yazı
    Sabahtan beri ben kimim hayatıma ne yapıyorum diye sorgularken
    any:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anyyyyyy, hayat geçiyor, kimse çok çalışıyoruz diye bize madalya takmıyor. Buluşalım artık :)

      Sil
    2. Günü saati ayarla yavrum seninle konuşmam gerek

      Sil
  6. Fotoğraflar da yazı da şahane... Ne güzel bir huy vücuduna teşekkür etmek, bayıldım... Hayat gerçekten kısa... Hiçbir şeyi ertelememek lazım... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Persephone :) Benden de sevgiler :)

      Sil
  7. Handan resimler çok güzel ama yaa... Aslında haklısın hep kendimizi ertelemeği o kadar alışkanlık haline getirmişiz ki, yakalayabileceğimiz fırsatlar hep imkansız gibi geliyor bize. Biz artık o fırsatları görmüyoruz bile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet,işte en kötüsü de bu Sevinç, kendi kendimize olmaz diyerek bıraktığımız o kadar çok şey var ki. Meselâ ben Kanada'ya gitmek için vize işini o kadar gözümde büyütüyordum ki. Yetişmeyecek işler derken başlamamla bitmesi bir oldu. Oysa neredeyse vazgeçecektim gitmekten.

      Sil
  8. Gönülden katılıyorum bu tavsiyelere.. Bence de disiplin ve planlama ile ya yapıyorsun yapabileceklerini yada ne yapabileceğini biliyorsun, o bile iyi geliyor. Kendini, zamanını biliyorsun. Yapamadıklarına boşuna hayıflanmıyorsun yeri gelince filan...
    Umarım gönlümüze göre olur..
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet plan yapınca neler yapılıp neler yapılamaz çıkıyor ortaya Aze. Neler gerekiyor çıkıyor. Herşey halloluyor böylece :)

      Benden de sevgiler :)

      Sil