6 Mart 2016 Pazar

Eve Birşey Alırken Dikkat Ettiklerim

Havluların üzerinde işlenmiş şeyleri sevmem. Kenarlarına örülmüş şeyleri de. Sonra yıkandığında uğraş dur açmak için. Hele bir ara modası olan pullu havlulara hiç mana veremedim, yüz falan silinemeyecekse ne işe yarayacak ki o.

Yastıkların üzerinde de pullar, düğmeler sevmem. Evet dekoratif özelliği de var ama yastıklarıma başımı yaslamak öncelikli isteğim.

Yerlere kadar camlara bakınca sadece silinecek daha çok satıh görüyorum.

Balkonları camekana çevirmeyi balkonun ruhuna aykırı bulmaktayım. Oraya çıktığımda dışarıda olmalıyım içeride değil.

Düz cam duşakabinlere bakması bile tüylerimi diken diken yapıyor. Üzerindeki su lekelerini sil sil bitmez.

Vazo alırken içine elimin sığmasına dikkat ederim. Altı geniş ağzı bit kadar olanların temizlenmesi bir dert.

Sürahi bakarken de en hafifini ararım. Cam ve kalın olup da daha boşken zor kaldırdıklarım su koyduğumda ne hale gelecek?

Tabaklarım beyaz çoğunlukla. Yemeği en güzel gösteren o. Üstelik sofranın gereksizce karışık olmasını engelliyor.

Sofraya mum koymak istersem elektronik olanları tercih ediyorum salataya uzanmaya çalışırken kolumu yakmak işime gelmiyor.

Mutfak havlularım ve masa örtülerim de çoğunlukla beyaz, çamaşır suyuna koymam gerekebilir her an diye.

Çay fincanlarım ince porselen olmalı, seramik kalın şeylerin kenarından akan içecek izi sinir bozucu.

Halılar uzun tüylü olmamalı. İçine giren şey bir daha çıkmıyor asla. Shaggy halı almak gafletinde bulunmuştum da bir kere.  Bir saat süpürdükten sonra havalansın diye balkon demirine astığımda aşağı düşen kırıntıları gördüğüm an benim için bitti.

Perdeler de ütü istememeli. Ne yazık ki ben saatlerce ütü yapıyorum, hiç aklıma gelmemiş alırken.

Kıyafetlere gelirsek sentetik olmamalı, daha evden çıkarken kırışmamalı, içinde rahat ve mutlu olmalıyım. Benim bedenime göre olmalı, moda diye ucube hale gelmemeliyim.

Ayakkabılarımı topuksuz ve rahat  bakarım yürümeyi seviyorum çünkü.

Aman çok uzadı.

Ehli keyif biriyim vesselam, zamanımı ve enerjimi eşyalara harcamak istemiyorum :)

16 yorum:

  1. kullanışlılık benim için de ön planda hep :)

    YanıtlaSil
  2. Hahahah,akıllı kadınsın vesselam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tembellik sen nelere kadirsin diyeceğim Sevda :)

      Sil
  3. Ah ya, ne muhteşem yazmışsın. Ben de bunların bir çoğuna dikkat ediyorum. Eşya bana hizmet etmeli ben eşyaya değil diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap okuyacağım, çocuklarımla vakit geçireceğim zamanları evim çalmasın istiyorum Gökçe, ama aynı zamanda da düzgün olsun ki içime sıkıntı basmasın :)

      Sil
  4. Aynı ben :) hem derli toplu görünsün isterim hem de kolay temizlensin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mühendis kafası işte GeCe ;)

      Sil
  5. Hepsi çok mantıklı Handan hanım. Uygulayabiliyor muyum vesselam? Eh, pek sayılmaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yerleşik bir düzen olunca değişmiyor hemen ama ben ucundan bucağından eskiyen tülleri ütü istemeyenlerle yeniliyorum İstanbul Hanımefendisi, hayatı kolaylaştırmak gerek :)

      Sil
  6. Sevgili Handan,
    En güzeli aslında biliyormusun. Eşyalarının kölesi olmamalı insan. Kullanırken işgence haline gelmemeli eşyalar. Bende sendenim. Süs püs pek bana göre değil. Benim için bir eşyanın önce kullanılabilirliği önemli, sonrasında estetik. Tamamen katılıyorum sana ince ayrıntıları çok güzel yakalamışsın. Seramik fincanlardan akan çay-kahve izlerini mesela :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele de çocuklarla birlikteyken insan gerilmeyip rahat olmayı, keyfini çıkartmayı istiyor Çocuklu Hayat :)

      Bazen ince ayrıntıları bu kadar görmese miydim demiyor değilim :)

      Sil
  7. :)
    Çoğu maddeye aynen dedim, birkaçına yorum yapayım :)
    Yerlere kadar cam hep tercihim oldu. Oturduğum yerden dışarıyı maksimumda görmek mutlu ediyor beni. Eskiden soğuk diye istenmezdi, şimdi yalıtımlı duvar kadar ısıyı koruyan camlar var. Benim evim hiç jilet gibi olmadı, temizliğini görselliğinin önüne geçirmedim o yüzden. Tabi konu pencereyken.
    Konu romantizm ise mum lazım bence. Mum ve şömine görünümlü aydınlatmaları sevemedim ben.
    Benim ayakkabılarım da hemen giyilebilip, çıkarılabilenlerden. Gerektiğinde koşulabilen, uzun uzun yürünebilenlerden. Ama aklım ince ince topuklularda. Hep imrenirim ama üstünde yürüyemem bile, bırak koşmayı. :p
    Shaggy halı almam büyük hataymış, bir de ben mutfağa aldım. Temizlenmiyor meret, üstüne düşeni de bir güzel saklıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıyı maksimumda görmeyi ben de seviyorum De Kubad ama yere kadar cam olmadan da olabilir. Heryer olmayabilir :) Perdelerim ve tüllerim hep açıktır benim. Camdaki lekeler, el izleri sinir eder kesin dışarıyı izlerken :)

      Mum yakmayı da çok severim, balkonda yaz geceleri muhakkak yanar, alev izlemek çok hoşuma gider. Yemek masasında ve bir de çocuklarla yaptığımız etkinliklerde elektronik mum kullanıyorum, yanma tehlikesi olmasın diye :)

      Bugün kendime ayakkabı baktım, yine bulamadım, ayakkabı almaya gitmek kâbusum resmen :) Hem rahat hem güzel ayakkabı bulmak için çok uğraşıyorum :)

      Shaggy halıyı çocuk odasına kıysam bizimklerin legolarının yarısı içinde kaybolur herhalde, bir daha hayatta eve sokmam :)

      Sil