23 Ekim 2015 Cuma

Sabah Halleri

Sabah yağmur yağıyor olsa da yürüyüşe gitmesem modundaydım.Hoş benimkisi sabah yürüyüşünden çok gezintisi gibi bir süredir ama neyse :)

Yağmıyordu. Ben de kitabıma ve koltuğuma birazdan buluşacağız diyerek çıktım.

Bulutlu ama ılık bir sabahtı. Gökyüzünde güneş yoktu belki ama yolumuza serilmişti sanki ışık.

Ne tuhaf dedim. Şu manzarayı bir filmde görsek orada olsaydım deriz. Ama içinde yaşarken hiç umrumuzda olmuyor..


Eve dönerken yine gözümden kaçmış bir güzelliğe rastladum. Ama kamufle olmuş çok. Nasıl da bütünleşmiş ağaçla..


Sitenin içinde adımlarımı yavaşlattım iyice.. Akşam sefasının tohumlarını topladım çocukluğumdaki gibi. Şimdi çocuklar bunu bile bilmiyorlardır dedim. Bizim zamanımızda nerfler falan yoktu ama bu tohumlarla cephane yapardık kendimize. Ya da içini çıkartıp yazı yazmaya çalışırdık.


Çocuklarıma da göstermiştim ama hayırlıyorlar mıdır acaba. Dal toplamaya çıktığımızda Bilgiç'le bakalım diye düşündüm.

Ağaçların arasındaki kuşların şarkısını dinledim..



Öncesinden sonrasından sıyrılıp iki dakika geçirdim derin nefesle toprak kokusunu içime çekerek..

İşte böylesi bir sabahtı.

Şimdi Fırat Nehri üzerine yapılmaya çalışılan köprünün 1950 lerden 1997 ye uzanan inanılmaz ve heyecan dolu hikâyesini bitirmeliyim artık.

20 yorum:

  1. Bizim burada pek dökülmedi yapraklar sanırım.
    Son baharın son günleri yine..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada da fazla dökülmedi henüz Şenay. Sonbahar güzel :)

      Sil
  2. Sabah yürüyüşleri gezinti bile olsa çok güzel değil mi Handan? Sabahın kokusu, havası, duygusu çok başka. Mesela burnuma yaprak kokusu geldi bu satırları okurken :)) Günaydın, güzel bir gün olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Devrim, sabahın ilk saatleri çok güzel :) İnsan mutlu oluyor evden çıktığı için. Sana da günaydın :)

      Sil
  3. Sabah yürüyüşleri ve kuş sesleri... Havanın serinliği ve kitabın sıcaklığı harika olur.

    YanıtlaSil
  4. günaydın...fotoroman gibi olmuş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın Sevda :) Sahi, gerçekten de öyle olmuş :)

      Sil
  5. Ne güzel ya Handan'cığım, her sabah yürümek, keşke ben de yapsam ama o kadar tembelim ki....:(
    Ayşe Kulin'in romanı ilgince benziyor. Sadece köprü mü yoksa köprünün yanında macera, aşk filan da katmış mı? (Merakımdan sordum)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Müjde sabah Bilgiç'e kalkmasam ben de çıkabilir miyim evden bilmiyorum. Kendi kendime çıkmamak için mazeretler üretmeye çalışıyorum ama temiz havayı içime çektiğim anda da mutlu oluyorum :)

      Köprünün yanında aşk da var acı da var. Baştan sona sürükleyici, kâh yürek sızlatıcı kâh sinir bozucu. Elime aldım ve bırakamadım, hemen bitti.

      Sil
  6. Handan'cigim sanki seninle birlikte cikmis gib oldum o sabah yürüyüsüne. Hele o kus sesleri videosu iyice güzellestirdi olayi.
    Hatta 2,5 kalori falan yaktim galiba Öyle hissediyorum, evet.


    :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha, hemen belli olmuş Ayşecim. Süzülmüşsün sanki :)

      Sil
  7. Sahiden sonbahar isigi ne tuhaf, ne büyülü...

    YanıtlaSil
  8. sonbahar kareleri nedense beni çok etkiliyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıda dolaşırken hayran hayran izliyorum Bahar :)

      Sil
  9. O yaprakli yol ne guzel dimi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel Mehtap, yapraklar da yağmurdan yıkanıp ışıl ışıl olmuş :)

      Sil