4 Mayıs 2015 Pazartesi

Boşluk-12

Kahvaltı ve bir kaç saatlik uyku sonrası Metin Bey'le birlikte hastaneden içeri girerken kendisini daha iyi hissediyordu.

-Merhaba, Doktor Veysel ile görüşmek istiyordum, randevum yok ama.
-Bir bakayım, bugün çok dolu gözüküyor..
-Lerzan Hanım, siz misiniz?

Yine hangi tanımadığım birisiyle karşılaşacağım acaba diye başını çevirdiğinde Çiğdem Hemşire'yi gördü.

-Merhaba Çiğdem Hanım.
-Veysel Bey'i mi görmeye geldiniz?
-Evet ama bugün müsait değilmiş herhalde.
-Gelin sizi yukarı alayım, araya sıkıştırırız. İyi misiniz? Sorun yok değil mi?
-Hayır hayır, aklıma takılan sorular vardı da kontrole biraz erken geldim.
- Madem geldiniz,bu arada tansiyonunuzu falan kontrol edelim. Siz burada bekleyebilirsiniz beyefendi.
-Tamam.
-Eşiniz mi?
-İş yerinden bir arkadaşım. Çok yardımcı oldu bugün bana.
-Akrabalarınızı falan bulamadınız mı?
-Şimdilik ulaşamadığım eşim dışında kimse yok gözüküyor.
-Hay Allah.
-Çiğdem Hanım , ben geldiğim gece burada mıydınız?
-Evet.
-Vücudumda yara bere falan var mıydı? Şu anda olmaması garip geldi de.
-Aslında o sırada bilinciniz yerinde olmadığından tamamıyla ona odaklanmıştık ama bir düşüneyim. Hava çok soğuktu, sizin de üzerinizde kat kat kıyafet ve pofuduk bir kaban vardı.Çıkartmak için bayağı uğraştığımızı hatırlıyorum. Vücudunuzu o korumuş olabilir.

-Lerzan Hanım, hoş geldiniz..
-Merhaba Veysel Bey. Çok yoğunmuşsunuz ama size bir iki şey sormak istemiştim.
-Tabi tabi tabi.. Hemşire Ha.. Çiğdem Hanım lütfen hanımefendiyi odama alın, hemen geliyorum.
-Tansiyonunuz normal, diğer tetkikler için haftaya geleceksiniz zaten. Gelin odaya geçelim. Arkadaşınız da gelecek mi?

Metin Bey'le göz göze gelen Lerzan onun huzurlu sessizliğiyle yanında olmasını istediğini hissetti.

-İsterseniz geleyim sizinle.
-Teşekkür ederim,siz oturun, kendim halledeyim bu işi de.

O sırada kapıdan giren Veysel Bey sordu:

-Kim geliyor sizinle?
- Kimse. Arkadaşım Metin Bey sordu sadece. Metin Bey doktorum Veysel Bey'le tanıştırayım.

İçeri girerken

-Arkadaşınız olduğunu bilmiyordum Lerzan Hanım, hastaneye geldiğini görmedik gibi..
-İş yerimden. Çok yakın değildik sanırım ama

Devam edecekken gereksiz konuştuğunu fark edip sustu.

-Neyse, ben siz bir şey sormak istiyordum.
-Ağrınız mı var? Hatırladığınız bir şeyler? Tansiyonunuzu hemşire hanım ölçtü değil mi?

İçinden dün geceki rüyam mı gerçekleşiyor ne, diye düşünerek soru yağmurunun bitmesini sessizce bekledi. En sonunda karşısındaki adam da sustu.

-Bitti mi?
-Ha ha ha Lerzan Hanım, sizden korkulur. İnsan doktoruna da bu kadar kötü davranmaz ki canım.
-Doktor da hastasını önce dinlese bir çok iyi olacak ama

dedi gülümseyerek Lerzan.

-Peki, tamam, affedersiniz, buyurun..

Sorusunu sormasının ardından, doktor bir müddet duraklayarak düşündü.

-Eeee. Doğru söylüyorsunuz, ancak, merdivenden yuvarlanmakla ilgili kısım Sarp Bey'in sizin eve girdiğinde gördüklerinden çıkarttığı sonuç. Hafıza kaybına uğramak için bir yere çok sert çarpmanız gerekli değil.Çok daha hafif darbelerle, hatta darbesiz, sadece yaşanan şokla bile olabilecek bir şey. Yanı belki de o sırada gördüğünüz ya da duyduğunuz bir şey sizi şoka soktu. Ya da bir nedenle tansiyonunuz falan oynadı bayılıp düştünüz. Zaten her durumda ilk günlerde size verdiğimiz ilaçlarla ağrı sızı hissedemezdiniz.
-Peki düşmem için fizyolojik bir sebep gördünüz mü?
-Neler olduğunu bilmediğimiz için her şeyi tetkik ettik geldiğinizde. Ancak anlık bir şey gerçekleştiyse yakalanamamış olabilir. Bu sebeple takip altında tutuluyorsunuz zaten. Haftaya yeniden durumu inceleyeceğiz.
- Merdivenden düşmediysem..
-Düşmediniz demiyorum bakın. Hatırladığım kadarıyla çok kalın kıyafetleriniz vardı. Siz de kilolu değilsiniz, hafif atlatmış olabilirsiniz. Zaten başka ne olmuş olabilir ki?
-Bilmiyorum. Sadece garip gelince sormak istedim.
-İyi yaptınız tabi. Bence içinizi rahat tutun, ortada garip bir şey yok.
-Tamam , teşekkür ederim.
-Lerzan Hanım, arkadaşlarınız konusunda dikkatli olun yalnız. Durumunuzdan faydalanmaya çalışmasın kimse.
-Zekâmı kaybetmedim bence Veysel Bey, sadece hafızam..
-Deneyimlerinizden öğrendikleriniz sıfırlandığında geriye kalanlar yeterli olmayabilir.
-Ateşi tutmaya çalışıp camların içinden geçmedim henüz, merak etmeyin siz.
-Sizi kızdırmak istememiştim, haftaya görüşmek üzere diyorum.
-Görüşmek üzere

diyerek ayrılırken uzun bir süre görüşmesek ne güzel olurdu aslında diye düşünmekteydi..


Hikâye

4 yorum:

  1. Ne oldu bu kadinaaaaa!!!!!
    Yok yok soyleme hemende bitirme, heyecan lazim bu aralar bana :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ha ha ha Mevlüde, söyliim mi söyliim mi:-)

      Sil
  2. Keyifle okumuş, çook güzel gidiyorr... demiştim ki... int gitti.

    Devamını bekliyorum heyecanla :)

    YanıtlaSil