23 Haziran 2014 Pazartesi

Olympos Yolcusu Kalmasın :)

Otele varır varmaz kendimizi denize attığımızı söylemiş miydim? Ertesi sabah da erkenden gittik. Deniz kıyısı taşlıktı. Ve deniz çok çabuk derinleşiyordu. Ama koyun bizim bulunduğumuz tarafı o kadar sakindi ve denizden kıyıya bakıp da dağlar ve yeşilliklerle çevrilmiş manzara o kadar güzeldi ki :)



Tabi denizden fotoğraf çekmediğim için şimdilik kıyıdan kıyıdan görebileceksiniz canlarım :)

Bir ara gözleme yemeğe gittiğimiz yerdeki Yasemin Hanım'ın dediğine göre en güzel zamanda gelmişiz. Daha kalabalıklaşınca tekneler çok geldiğinden su kirleniyormuş biraz daha ..(Hımmm, Hayriye'nin Yeri'ne giderken fotoğraf makinamı götürmediğimden Metehan'ın telefonuyla çekmiştim bir iki kare, sonra yayımlarım.  )


Neyse Olympos'a gelirsek :) O gün öğleyin gök gürleyip hafiften etraf bulutlanınca, tam da gezme havası olduğunu düşünerek yola çıktık. Yola çıktık dediğim kumsalın öbür ucuna yürüdük :)


Olympos Çayı'na ulaşıp onun kıyısını izlemeye başladık .. ( Olympos hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz)

Phaselis'de Can'a gülmüştüm bir şey hatırlamıyor diye ama Olympos'u hepten es geçmişiz de haberimiz yok. Burayla ilgili hatırladıım tek şey beyaz puantiyeli siyah elbisem ve dalından koparttığımız limonlar. Zaten başka bir şey hatırlamama imkân yok, derenin kıyısından sahile doğru leyla leyla yürümüşüz içerlere bakmadan.

İçersi de şu şekildeymiş, bakınız fotolar :)

Kıssadan hisse, balayında hiç dolaşmaya kalkmayın, boşuna müze parası falan harcamayın, gözünüz bişi görmüyor anacım :)

Müze parası dedim de.. Biz denizden girdiğimiz için oradaki gişelerde kimse yoktu, parasız dolaşıp geri çıktık.(Şimdi eve fatura yolluyorlarmış:)







Bu zavallı yengeçi önce yengeç sanıp fotoğrafını çektim, sonra dal galiba diye Metehan'a sorarken onun attığı taşla içeri kaçınca ne olduğunu anladık..

Ay ben bu çocukları nasıl bir doğa sevgisiyle yetiştirmişim ki ellerinden zor kurtuluyor hayvancıklar..



Yeşil, su, dağlar, kalıntılar.. İnsan bambaşka bir boyuta sürükleniyor sanki..






Burada çektiğim çok güzel doğa fotoğraflarım da var ama onlar başka zamana kalsın bakalım :)

8 yorum:

  1. Demekki neymis? Balayinda gidilen yerlere yillar sonra bir kez daha gitmek gerekiyormus, oranin güzelliklerini tam olarak kesfetmek ve farkina varmak icin:) (cok güldüm bu balayi konusuna)

    (Ama bu benim gibi 2. evliligi yasayanlar icin gecerli degil sanirsam):)

    YanıtlaSil
  2. balayı muhabbetine kopuyorum
    leyla ile mecnunmuşsunuz :)
    çocukları da doğa aşığı yağmışsınn bana da formülü söyle :))
    şaka bi yana gözüm gönlüm açıldı şahane yerler :))

    YanıtlaSil
  3. Kesinlikle Ayşecim:-) Valla ikinci evlilikte bir şey olmuyor diye çok da emin olma, sonradan çıkıyor ortaya neyin ne olduğu:-)

    Öyleymişiz de haberimiz yokmuş Baharcım:-)
    Evet evet hayvan sevgisini işlemişim çocukların içine, nasıl becerdiysem artık:-)
    Çok güzel değil mi:-)

    YanıtlaSil
  4. canım harika fotoğraflar sana http://cocugumlaeglenirken.blogspot.com.tr/2014/06/tatile-ckacaklara-sark.html hediyeee

    YanıtlaSil

  5. Keyifle izliyorum tatil anılarını ve güzel fotoğraflarını.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Video çok iyiydi Nihal:-)

    Benden de sevgiler Çınar:-)

    YanıtlaSil
  7. HOŞGELDİN :)
    Oğulların ne kadar büyümüşler, ne kadar uzamışlar şaştım kaldım.
    Bizde yıllar evvel gitmiştik, gece yanartaşa çıkıp sucuk ve şarap yapmıştık..

    YanıtlaSil
  8. Büyüdüler gerçekten Gülçin:-)

    Yanartaş'ta sucuksuz Çıralı gezisi olur mu hiç:-)

    YanıtlaSil