23 Temmuz 2013 Salı

Kastellet

Yolun sonundaki Churchill Park'a giriyoruz en sonunda.


Eski binalara bayılıyorum ama bu ağaçlar yok mu bu ağaçlar. Hele bir de su kıyısındaysa, bırakın beri oralarda...


Hemen çimenlere atıyorum tabi kendimi. Sessizlik, rüzgâr, ağaçlar, bulutlar....


Tamam tamam kalkıyorum çimenlerden...


Burası da St Alban Kilisesi'ymiş. Bir milyon fotoğrafını çektim uzaktan ama oraya kadar yürüyecek halimiz kalmamıştı artık. (Bknz)


Bu manzaraya bakılmaz mı saatlerce?


Evet sonunda Kastellet'e ulaşıyoruz. (Bknz) Kapının önünde bu hüzünlü asker karşılıyor bizi. Burası bir askeri kale.


İki kapısı var, etrafı kanallarla çevirili...










İçerdeki binalar bize Yalova'da oturduğumuz lojmanı hatırlatıyor , gülüyoruz.



Derken arkasındaki bu alana çıkıyoruz.

Nasıl güzelliktir bu eski yel değirmenleri..





Oradan kalkıp Küçük Deniz Kızı Heykeli'ne, St Alban Kilisesi'ne bakamadıysak suç hep bu manzarada :)


Biraz mola vermek isteyenler buraya...


3 yorum:

  1. Himm, yabani bitkileri ve gökyüzü bile benziyor Handan'cim :) Hatta o sizin lojmana benziyen evlerden de var burada. Almanya'ya gelmemis saymayin kendinizi :D

    YanıtlaSil
  2. harika benim de gidesim geldi oralara:)

    YanıtlaSil