26 Temmuz 2013 Cuma

Botanisk Have

Botanik Bahçesi'ne geldiğimizde artık yorgunuz ve bütün amacımız bahçenin bir ucundan diğer ucuna geçmek ne yazık ki...(İnternet sitesi şurada.)
 
Yine de bunca ağaç, çiçek, su kenarı hızımızı yavaşlatıyor tabi..
 
 





Metehan'la gördüğümüz her su kıyısında kurbağa arıyoruz ama bir tane bile yok. Bir tane bile.

Biz de nilüferlerin tadını çıkartıyoruz.




Şu ışığın güzelliğine bakar mısınız..









Bu binaların ne olduğu hiç bilmiyorum doğrusu. O sırada bahçeden dışarı çıkmaya çalışıyoruz, bir parktan dışarı çıkacak yolu bulabilmek bayağı zor olabiliyor bazen :)

 
Yolun karşısında Rosenborg Slot yani Rosenborg Kalesi var belki kapanmadan yetişebiliriz...

4 yorum:

  1. Nasil güzeller Nilüferler! Tüm görüntüler harika ve sen de cok güzel yakalamissin hepsini Handan'cim. Kartpostal gibi hepsi, bakmaya doyamadim.

    YanıtlaSil
  2. Parktan neden kısa sürede çıkamadığımız anlaşılıyor sanırım Ayşecim, bıraksalar beni minik iskelede sıkılmadan saatlerce seyrederdim nilüferleri..

    YanıtlaSil
  3. 9 numarali bitkinin tohum kesesini gördün mü Handan'cim :) Insan olsaydi sokaga cikmasina edepsizlik derlerdi :D
    Blog basligina ekledigin nilüferler kac gündür dikkatimi cekiyordu. Danimarka'dan mi diye soracaktim :))

    YanıtlaSil
  4. Valla benim çektiğim yaprakların arasından çiçekleri iyi görmüşsün Evrencim :) Kesinlikle öyle derlerdi :) Yakında böyle çiçekleri bahçenize dikmeyin falan demeye kadar vardırırlar mı işi diye düşünmüyor değilim.

    Başlığa koymasam o nilüferleri yazık olurdu , değil mi? İyi tahmin etmişsin :)

    YanıtlaSil