15 Ekim 2012 Pazartesi

"Bir daha kendime İstanbullu demeyeceğim"

Diye söylenerek ilerlemeye çalıştım yoldan. Pazar günü pek dışarı çıkmayan birisi olarak zaman tahmini yapamamaktaydım tabi. Benim hesabıma göre on dakika sonra Üsküdar'da olmam gerekiyordu ama nerde, kıpırdamayan otomobillerin olduğu caddede hemen minibüsten inmiş olmama rağmen yayalardan yol bulup da yürüyememekteydim. Kendimi iskeleye attığımda motor da uzaklaşmaya başladı. Al sana bir gıcık şey daha. 10 dakika güzelim kız kulesi manzarasına falan bakıp sakinleşmeye çalıştıktan sonra nihayet yola çıktık. "Özii telefonda neredesin, kahve siparişini veriyorum" dedi. "Tamam" dedim. İstanbullu olduğumdan buluşacağımız yerin nerede olduğunu da sormuyorum ona inatla, elbet bulurum hele bir kıyıya atayım da kendimi :)

Neyse, bir yöne doğru yürüyüp buralarda bir yerdedir herhalde diye bakınırken, Kahve Dünyası tabelasını gördüm. Tam o anda telefonum çaldı, telefonla konuşan,masada yalnız, kızıl saçlı hatunu da fark ettim hemen bu sayede, "Tam karşında geliyorum dedim" Özii'ye :)

Böylece nihayet yıllar sonra buluşmuş olduk :D

Öziicim, çok keyifli bir saat oldu, bunu tekrarlayalım canım :)

4 yorum: