7 Mayıs 2012 Pazartesi

Gurup Terapimsi Birşey:)

Bu sefer pek umudum yoktu. Ne rejim yapmaya halim vardı, ne isteğim. Belki eklem ağrılarım ayyuka çıkıp Sürahi Hanım gibi yürümeye başlamasam öyle devam edecektim. Aylar geçip ağrılar geçmeyince, hatta ve hatta doktora gitmeyi başarıp ondan da hım hum dışında cevap alamayıp kas gevşeteci ve ağrı kesicilerle eve gönderilince, bir ucundan işe el atmak durumunda kaldım. Önce on kilo vereyim sonra bir daha bakarım halime diye karar verdim.

Can'a dedim ki " Hayatım on kilo verirsem beni Roland Garros'a götürür müsün?" Can bana acayip acayip bakmakla yetindi ama inatla istemeyi sürdürdüm :) Ne yapalım hayatta çok da fazla uğrunda kilo vermeyi isteyeceğim şey kalmamış. Canım ölmeden canlı bir tenis maçı izlemek istiyor. Tercihen toprak kortta, çünkü onu izlemesi daha keyifli. Değilse Wimbledon da olur :) Tamam belki Paris, Venedik gibi bir yere gitmek istesem daha normal olacaktım, aman canım Roland Garros da Paris'te zaten. Bir taşla iki kuş :) Ondan bir evet cevabı hâlâ almış değilim , yine de bu sene olmasa da seneye umutluyum :D

Motivasyon işini bu şekilde hallettikten sonra, sıra geldi başlamaya. Bir an önce başlamalıydım çünki en fazla kiloyu rejime başlama öncesi moduna girince almaktayım hep.

İlk günler sürekli yedim. Midemi küçültebilmek için azar azar yedim ama hep yedim. Yediklerimin çok fazla kalorili olmamasına dikkat ettim sadece.

Bol bol su içtim. Özellikle akşamları. Çünki saat sekizden sonra yemek yememek için çok uğraştığımdan sürekli suya yüklendim :)

Meyvaların hiçbirisinden ödün vermedim. Tatlı krizlerimde muz en büyük yardımcım oldu.

Beyaz leblebiyi çok sevdiğimi keşfettim. Yemek sonrası çayla birlikte beni bir iki saat oyalıyormuş.

Çikolataya elimi sürmedim. Ki sağolsun her gittiği yerden dev gibi çikolata getiren bir Can'ım var. Sırf beni Rolland Garros'a götürmemek için yapıyor biliyorum :)

Her sabah yarım saat zaten yürüyordum ama bu sefer ağrıları görmezden gelip yine eskisi gibi hızlanmaya çalıştım. Megadeth, Manowar, Metallica benim en iyi antrönörlerim oldular. Radyoda çalan ağır tempolu şarkıları dinlemeyi bıraktım.

Akşam yemeğim biter bitmez masadan kalktım.

Sabah kahvaltılarında kendime light ekmeğe sandviç yaptım ki fazladan birşeye elimi uzatmayayım.

Bol bol simit yedim. Bayılırım simite. Hem beni mutlu etti hem de yoğurtla harika öğlen yemeği oldu.

Kardeşimin hatırlatmalarıyla et yemeye çalıştım ki kaslarım güçlensin.

Bir de o gün içinde yiyeceklerimi sabahtan planlayıp, sürekli hali hazırda sebze yemeği ya da yıkanmış yeşillik falan bulundurdum ki gözüm döndüğünde onları hemen yiyebileyim.

Ay çok uzun bir yazı oldu bu.

Herkes nasıl verdin diye soruyor beni gördükçe de öyle aklıma gelenleri yazayım dedim.

Bence herkesin kendi doğrusu var.

Nasıl verdinin cevabı çok basit : çok yemedim :)

Ben Handan. 41 yaşındayım. Oburum. Bunca ay midem bir damla bile küçülmedi. Her an yemek düşünmekteyim :D

Toplamda 7 kilo verdim.

Paris'e 3 Kg uzaklıktayım :D

Sen de yapabilirsin.

Hadi :)

12 yorum:

  1. Handacım sen bir harikasın!!!!

    YanıtlaSil
  2. Bravo, irade abidesi kadın:)) Tatlı için muz yerine birkaç tane günkurusu kayısı yesen,daha az kalorili olur hem.

    YanıtlaSil
  3. Hiç yemez miyim :)Ama onu elime sayılı almam gerekiyor zira günkurusu kayısıya dur diyemiyorum ben :D

    YanıtlaSil
  4. tebrikler yalnız inanılmaz motive edici bir yazı olmuş ellerinize sağlık, şu an bende hafif hafif diyet modundayım ama bir şey çıkıyor bozuluveriyor :( rejim moduna girince insan daha bir iştahlı mı oluyor nedir? cumartesi günü gaza gelip 3km yürüyüp akşam dürüm yemek nasıl bir çelişki handan hanım :) ne diyeyim ben kendime :) ama size maşallah :D

    YanıtlaSil
  5. Handanım seninle gurur duyuyorum

    any:)
    Kendimle duyacağım günler olmayacak o nedenle bırak seninle gurur duyayım:))))

    YanıtlaSil
  6. Handan'cim, tam da motivasyonumun birtürlü geri gelmedigi ve onun moral bozukluguyla dolastigim su günlerde ne iyi geldi bu yazini okumak... evet, ben de seninle gurur duyuyorum ve kendimle de duymak icin birakmak yok, aynen kaldigimiz yerden devam!

    O esnada alinan 2 kilocugu da hiiic tinlamiyorum, senin sözlerini ve amacimi hatirlayip yoluma devam ediyorum:)

    Biz yapabiliriz... biz basaririz...olmayacak birsey degil ki yav? ucunda ölüm mü var? basaracagiz, az kaldi....biz süperiz (vinn vinnn vinnnnnnnnn!):)

    YanıtlaSil
  7. Ne güzel, motive verici bir yazı olduysa amacına hizmet etmiş demektir :) Ölüm orucuna girmiyoruz zaten, sevdiğimiz şeylerden tamamen kopmaya gerek yok, dengeleyelim yeter sevgili Donkişot :)

    Tabi senin bu işe ihtiyacın yok Anycim, asıl bununla gurur duymak gerek :)

    Kesinlikle süperiz Ayşecim, zaten şimdi metabolizman çok hızlanmıştır, hemen gider onlar eminim.

    YanıtlaSil
  8. arkadaşın güzeli tatlısı şekeri seni çooooooooooooooooooook seviyoruz bilgicin doğum günü temmuz ayı değilmi benmi yanlış hatırlıyorum yine erkenmi yapacaksın okullar kapanmadan

    YanıtlaSil
  9. Of çok feci gaza getirici bir yazı olmuş bu. Tam da iki kilo verdim diye sevinirken aslında tartının beni başından atmak için fazladan 1 kilo eksik tarttığını anlamış ona sayıp döküyordum ki bu yazıyı okudum iyi gitti...

    YanıtlaSil
  10. Evet canım ,öyle yapmayı düşünüyorum :)

    Selencim, sırf o yüzden yazdım valla, ha gayret canım :)

    YanıtlaSil
  11. süper bir post olmuş bu.
    paris e uzaklık o kadar yani ha:)

    YanıtlaSil